(1086 S. K. m. 440)
Dava: Gestaş İnşaat San. Tic. A.Ş. vekili avukat Selda Kutlay ile Kemal Duygun vekili avukat Ülker Koy aralarındaki dava hakkında Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 1.10.2002 gün ve 993-743 s. hükmün Dairenin 4.3.2003 gün ve 15136-2209 s. ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içerisinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapılan binadan kendisine düşen 7 no.lu bağımsız bölümü davalıya sattığını, ancak kestiği faturaya rağmen satış bedelinin dışında olan KDV.nin ödenmediğini bildirerek tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde taşınmazı 20.4.2001 tarihli satış protokolü ile Musa Bilgilier isimli şahıstan satın aldığını, satış bedelini ödediğini, tapuyu ise arsa sahibinden aldığını, davacı şirketle aralarında satış ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında satış ilişkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş, karar dairemizce onanmış, davacı taraf tashihi karar talebinde bulunmuştur.
Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 8.10.1998 günlü kat karşılığı inşaat sözleşmesinden ve yine davacı şirket ile arsa sahibi arasında düzenlenen tarihsiz ek protokolden, dava konusu bağımsız bölümünün bulunduğu binanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacı tarafından inşaa edildiği, dava konusu 7 no.lu dairenin de yüklenici olarak davacı payına düştüğü anlaşılmaktadır. Ve yine davacının dosyaya ibraz ettiği 7.4.1999 tarihli vekaletnameden, davalının bağımsız bölümü satın aldığını bildirdiği Musa Bilgilier'in, davacı şirketin satış bedelini tahsile yetkili vekili olduğu ve dosyaya ibraz edilen ücret bordrolarından şirketin ücretli çalışanı olduğu, dava konusu taşınmazın davacı şirket adına Musa Bilgilier tarafından davalıya satıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde davada davalıya husumetin tevcih edilmesi doğrudur. Mahkemece davalının bildirdiği 20.4.2001 tarihli protokol ve ekinde fatura ve KDV istemi bulunan davacının davalıya gönderdiği noterden düzenlenen ihtarnamenin de dosyaya celbi ile, mevcut deliller değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçelerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 4.3.2003 tarih 2002/15136-2209 no.lu onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istem halinde iadesine, 17.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy