(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı müteahhitten satın aldığı 1 nolu bağımsız bölümün 31.7.2000 tarihinde teslimi gerekirken projeye aykırılığı nedeni ile mühürlendiğini, anahtarı inşaat bekçisinden alarak eksiklikleri tamamladığını bildirerek, fazla hakları saklı kalarak şimdilik 6000 DM. gecikme cezası, 50.000.000 TL. kira bedelinin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, projeye ve sözleşmeye uygun imalat yapılıp, süresinde davacının teslime davet edildiğini bu nedenle davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de sözleşmede öngörülen malzemelerden daha kaliteli malzeme kullanıldığını bu nedenle kalite farkından doğan 500.000.000 TL. tazminatın ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava açısından 4400 DM. gecikme tazminatı ile 100.000.000 TL. eksik iş bedelinin faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karşı davanın da kısmen kabulü ile 450.000.000 TL.nın faizi ile davacı-karşı davalıdan alınıp davalı-karşı davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı tarafından yapılmayan bir takım eksik işlerin kendisi tarafından tamamlandığını ileri sürmüş, mahkeme tarafından yapılan araştırmada da miktar 450.000.000 TL. olarak belirlenmiştir. Mahkeme gerekçe kısmında bu belirlemenin doğru olduğunu açıklamış, hüküm kısmında ise, 100.000.000 TL. eksik iş bedelinin tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm fıkrası gerekçeye aykırı olamaz. Karar ancak hüküm fıkrasının gerekçeye uygunluğu ile denetlenebilir. Bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, HUMK. nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın hüküm başlıklı bölümünün 1.bendinin 2.fıkrasındaki ibarelerin devamına davacının eksik ve ayıplı işler bedeline yönelik davacının fazlaya ilişkin talebinin saklı tutulmasına ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 59.109.292 liranın davalıdan alınmasına, davacının fazla ödediği 3.900.000 liranın istek halinde iadesine, 20.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy