(2004 S. K. m. 67, 169/A)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının borcunun karşılığında verdiği 1.500.000.000TL. bedelli iki adet senet bedellerini ödemediğini, yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptali ile %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının süresinde takibe itiraz etmeyerek kesinleştiği, bu sebeple davacının takibi devam ettirme imkanı bulunduğundan, itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, bildirilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibine konu ödeme emrinin davalı borçlunun birlikte sakin kızına 8.4.2002 gününde tebliğ edildiği ve itiraz dilekçesinin icra müdürlüğü tarafından kaşe ile basılı biçimde 10.4.2002 gününde havale edildiği yine icra tutanağına da yine icra müdürlüğü tarafından 10.4.2002 gününde itiraz dilekçesinin alındığının ve kayda geçirildiğinin açıklandığı, icra dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı borçlunun itiraz dilekçesi içeriğinde; 6.5.2002 gününde ödeme emrini aldığını bildirmesi ve dilekçeye 10.5.2002 tarihinin yazılmış olması sonuca etkili değildir. Asıl olan icra müdürlüğünün havale tarihi ile dilekçenin işleme konulduğunun açıklandığı gün olan 10.4.2002 tarihidir ve bu gün itibariyle de borçlu davalının itirazı süresindedir. Açıklanan nedenlerle, itiraz süresinde kabul edilerek mahkemece işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken, dilekçede yazılı gün esas alınarak karar tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 30.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy