(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 1997 yılına kadar site ısınmasında önce doğalgaz kullanılmakta sonra davalı tarafça tahakkuk ettirilen fatura ile doğalgaz bedelinin ödenmekte olduğunu, 1997 yılından sonra peşin ödemeli kartlı elektronik sisteme geçildiğini, Haziran 2002'de doğalgaz borcunu içeren ve 27.6.2002 tarihine kadar ödenmesi istenilen 3.968.655.593 TL.lik fatura yollandığını, bu faturanın gecikme cezası uygulanmasının önlenmesi için ödendiğini, 22.7.2002 tarihinde ise eksik okumadan doğan 2.907.576.535.895 TL.nin ödenmesi aksi taktirde doğalgaz kullanımının durdurulacağı ve alacağın yasal yollardan tahsil edileceğinin bildirildiğini, oysa davalının böyle bir alacağı olduğunu kanıtlaması gerektiğini, davalıdan alacağın varlığının hükmen sabit oluncaya kadar doğalgaz satımına devam edilmesini istediklerini, 9.10.2002 tarihinde 35.000.000.000 TL.lık doğalgaz satın alma istemlerinin reddedildiğini, taraflar arasında doğalgaz abonman sözleşmesi olup, davalının tekel şeklinde işletme hakkına sahip olduğundan herkese gaz satmak zorunda olduğunu, davalının doğalgaz satmamasının haklı nedeni olmadığını, davalının herhangi bir alacağı varsa bunun yasal yollardan alması gerektiğinin ve doğalgaz satmama eyleminin hukuka aykırı olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/742 esasında aynı nitelikte dava olduğundan derdestlik ilk itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da davacıdan daha önceki yıllardaki eksik tahakkuk nedeniyle alacaklı olduklarını, talep edilen bedelin sayacın okuduğu değerlere dayandığından davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde bu davadan önce açılan davanın taraflarının ve konusunun aynı olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı EGO Genel Müdürlüğünün ( satıcı ) davacıya ( alıcı ) doğalgaz ( mal ) sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davacı tarafça temyiz olunan kararın ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 11.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy