(2004 S. K. m. 72) (4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 287)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, daha önce muhasebecileri olan davalıya alacağına karşılık 350.000.000 TL. lık bono verildiğini, davalının açtığı dava sonucu toplam 842.910.949 TL ödenmesine karar verildiğini, bu paranın tevdi mahalline yatırıldığını, davalının buna rağmen bonoyu takibe koyduğunu ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, talebin senede dayalı olup muhasebe ücreti ile ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bononun muhasebe sözleşmesi gereği verildiğine ve bunun da yatırılmış olduğuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
MK. nun 6. maddesi gereğince Kanun hilafını emretmedikçe taraflardan her bir iddiasını ispata mecburdur. Davacının davalıya verdiği senet mücerret borç ikrarına havi olup illetten aridir. Davacının bu senedi davalıya muhasebe ücreti için verdiğini yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Senet içeriğinde bu konuda herhangi bir açıklama yoktur. Senede karşı ancak senetle ispat mümkündür. Davacı iddiasını yazılı belge ile ispatlayamamıştır. Ne var ki davacı dava dilekçesinde vs. yasal kanıtlar demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece davacıya bu konuda yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy