(6762 S. K. m. 624)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı Zeytincioğlu Kooperatifindeki davalı hissesini satın alıp, bedelini ödediğini ancak, davalının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğinden, 13.3.2002 tarihinde ikinci bir sözleşme yapılarak hisseyi geri verdiğini, karşılığında satış bedeli 10.000 doların geri ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak davalının 10.000 Doları iade etmediğini, böylece ikinci sözleşmenin hükümsüz kaldığını ileri sürerek, bu sözleşmenin feshi ile, inşaatın anahtar teslimi olarak bitirilebilmesi için ne kadar harcama yapılmasının gerektiğinin tesbitine, mahrum kalınan aylık kira gelirinin tesbitine, davalının 12.10.1999 tarihinden itibaren kooperatife ödenmesi gereken aidat ve şerefiye bedellerinin tesbitine ve bu kalem isteklerinden fazla hakları saklı kalarak 2.000.000.000 TL. nın faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya satış bedeli karşılığı olarak 10.000 Dolar bedelli senetleri verdiğini ve 1000 Dolar ödeme yaptığını, senetleri her zaman tahsile koyma imkanının bulunduğunu, bu nedenle sözleşmenin geçerli olup feshinin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kooperatif hissesinin halen davacı adına kayıtlı bulunduğunu, devir bedeline ilişkin verilen senetlerin de davacı elinde bulunduğu açıklanarak, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında yapılan tarihsiz sözleşme ile, davalı Ö. S.'ya ait kooperatif hissesinin davacı M. Ö.'la devredildiği, Şerefiye parasının davalı Ö. S.'ya ödendiği ve inşaatın yapılacağı şekil açıklanmıştır. Bu kararlaştırmadan sonra, taraflar bir araya gelerek 13.3.2002 tarihli hisse devir sözleşmesi düzenlemişler ve bu sözleşmeye göre de; ilk sözleşmenin alıcısı olan davacı M. Ö.'ın ilk sözleşmenin satıcısı olan davalı Ö. S.'dan devir bedeli 10.000 Doların 3 taksitte bono senetleri ile ödenmesinden sonra devir işleminin yapılacağı, aynı sözleşmenin III. Numaralı bendine göre de, bu bedellerin ödenmediği takdirde devir sözleşmesinin geçerli olamayacağı kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmeye konu 30.5.2002 vade tarihli 3000 Dolar, 30.6.2002 vade tarihli 3000 Dolar ve 30.7.2002 vade tarihli 4000 Dolar bedelli senetlerin davacı elinde bulunduğu ve 30.5.2002 vade tarihli senede mahsuben davalı Ö. S.'nın 1000 Dolar ödeme yaptığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Ticaret Kanununun 624. maddesine göre, tayin edilen müddet zarfında polise ibraz edilmediği takdirde, borçlu masraf ve hasar hamile ait olmak üzere poliçenin bedelini notere tevdi edebilir. Her ne kadar davacı elindeki bonoları takibe koymamış ise de, keşideci durumunda bulunan ve senetleri imzalayıp davacıya veren davalının, bu madde gereğince edimlerini yerine getirmeme nedenin kanıtlaması gerekir. Davalının bu yönde her hangi bir girişimde bulunmaması sebebi ile, aynı sözleşmenin III. nolu bendindeki hükme göre bu sözleşmenin geçerliliğinden söz edilemez. Ne var ki, 1000 Doların davalı tarafından ödendiği anlaşıldığına göre, ancak 1000 Doların davalıya iadesi ile birlikte tarihsiz ilk sözleşmenin davacıya verdiği yetki ile talepte bulunabilir. Mahkemece ilk sözleşme gereğince davalıya yüklenen yükümlülükler üzerinde durularak, inceleme yapılıp sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy