(6762 S. K. m. 726) (818 S. K. m. 125) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının kendisine borçlu olduğunu, borcuna karşılık bir çek verdiğini, çek bedelini ödemediğini, alacağının tahsili amacı ile davalıya karşı icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekin bankaya ibrazının üzerinden 6 ay geçtikten sonra davacının icra takibi başlattığını, TTK. 726 maddesinde ön görülen 6 aylık zaman aşımı süresinin dolduğunu, ayrıca takibe konu borcu ödediğini savunarak davanın reddini, %40 tazminatın tahsilini dilemiştir.
Mahkemece, çekin bankaya ibrazının üzerinden 6 aylık süre geçtikten sonra davacının takip başlattığı gerekçe gösterilerek TTK. 726/1 maddesi hükmünce davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisine borçlu olduğunu, bu borca karşılık çek verdiğini ileri sürmek suretiyle karz ilişkisine dayanmış, davalı ise takibe konu borcu ödediğini, ayrıca çekin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Kambiyo hukuku açısından davaya konu çek her ne kadar zamanaşımına uğramış ise de davacı, davalı ile aralarındaki temel ilişkiye dayanarak alacağının tahsili amacı ile ilamsız takipte bulunmuştur. Hal böyle olunca da olayda TTK. 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zaman aşımı süresi değil, BK.nun 125. maddesinde ön görülen 10 senelik zaman aşımı uygulanır. Çek keşide tarihi 20.10.2000 olduğuna göre 10 senelik zaman aşımı süresi de henüz dolmamıştır. Bu halde davalının ödeme savunmasını ispat etmesi gerekir. Toplanan delillerden davalının savunmasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Ne var ki davalı, cevap dilekçesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunduğundan davalıya yemin hakkı hatırlatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu hususu gözardı ederek yazılı biçimde hüküm kurmuş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 21.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy