(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, telefon abonesi olan davalının tahakkuk eden borcunu ödemediği gibi, hakkındaki icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, kendisiyle ilgisi olmayan telefon aboneleriyle yapılan konuşmalardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle itirazın iptaline, takibin asıl alacak, gecikme bedeli ve işlemiş faiz yönünden devamına, 757.855.686 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının tahakkuk eden borcunu ödememesi nedeniyle, davacının sözleşmeyi 12.6.2001 tarihinde feshettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda her bir faturaya son ödeme tarihinden itibaren 12.6.2001 tarihine kadar gecikme bedelinin uygulanması bu tarihten sonra ise icra takip tarihine kadar temerrüt faizinin uygulanması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 8.5.2001 tarihi ile icra takip tarihi arasında geçen süre için temerrüt faizi hesaplanmıştır. Bu durumda 8.5.2001 ila 12.6.2001 tarihi arasında mükerrer faiz uygulaması yapılmış olmaktadır.
Mahkemece değinilen bu yön göz önünde tutularak, her bir fatura tutarına sözleşmenin feshedildiği 12.6.2001 tarihine kadar gecikme bedeli, bu tarihten sonra ise icra takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması yapılmak suretiyle ve gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davacı icra takip talepnamesinde, esas alacak ve gecikme bedeline icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talebinde bulunmuştur. Gecikme bedeli faiz niteliğindedir. Mahkemece itirazın iptaline karar verilmiş olmakla faiz niteliğinde olan gecikme bedeline de faiz yürütülmüş olmaktadır. Mahkemenin değinilen bu yönü gözönünde tutarak asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, gecikme bedeline ilişkin faiz isteminin reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde faize faiz yürütülecek şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4- Borçlunun icra takibine itirazının haksız olması halinde davacı alacaklı yarara ancak asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Mahkemece bu husus gözetilmeyerek toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup ayrıca bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy