(1086 S. K. m. 368)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı avukatı tarafından duruşmalı davalı-karşı davacı tarafınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Ali Özdemir ile davalı vekili avukat Yücel Ezberci'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisine ait taşınmazı 20.7.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralayan davalının 15.9.2001 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini, yaptırdığı delil tespit sonucu taşınmazda 39.235.295.000 TL. lık hasar belirlendiğini, 45 günlük onarım süresine tekabül eden kira kaybının 7500 dolar olduğunu, davalının verdiği 15000 dolar depozitonun düşülmesi sonucu alacağının 28.051.595.000 TL olduğunu ileri sürerek 28.051.595.000 TL. nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, mecuru 15.9.2001 tarihinde tahliye etmeden önce tadilat ve tamiratı yapması için dava dışı bir şahısla anlaştıklarını, ancak davacının tutum ve davranışları sonucu tadilat ve tamiratın yarım kaldığını, bunun üzerine 10.9.2001 tarihinde tespit yaptırdığını ve tamirat için 5.156.200.000 TL masraf gerektiğinin belirlendiğini savunmuş, karşı dava olarak da davacı kiralayana verdiği 15.000 dolar depozitodan 5.156.200.000 TL. nın düşümü sonucu kalan bakiye ile tespit ve ihtarname masrafları olan 69.194.540 TL. nın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tamir edilmesi sonucu keşif yapılmasının mümkün olmadığı, davalı-karşı davacı tarafından yaptırılan delil tespitine itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle kiracı davalı şirketin davacı kiralayana verdiği 15000 dolara 16.10.2001 tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanarak tahakkuk edecek ana para ve faiz toplamına tahsil tarihinde tekabül eden TL tutarından binadaki eksik iş ve KDV tutarı olan 5.929.600.000 TL. nın mahsubu ile bakiyesinin davalı-karşı davacı kiracıya ödenmesine, davacı-karşı davalı kiralayanın fazla isteğinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 20.7.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiği, kira sözleşmesinin 3 yıl süreli olduğu, davalı-karşı davacı kiracının 25.5.2001 tarihli ihtarname ile taşınmazı 15.9.2001 tarihinde tahliye edeceğini bildirdiği ve akabinde taşınmazı 15.9.2001 tarihinde tahliye ettiği ve davacı-karşı davalı kiralayanın da anahtarı 15.9.2001 tarihinde ihtirazi kayıtla teslim aldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi, taşınmazda bir miktar hasar olduğu konusunda da ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kiralananda bulunan hasarın parasal miktarı yönündedir. Tarafların ayrı ayrı tespit yaptırdıkları da anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı tahliyeden önce 10.9.2001 tarihinde delil tespiti yaptırmış olup, tespit bilirkişi raporu davacı kiralayana tebliğ edilmemiştir. Tespit tarihi ile tahliye tarihi arasında kira sözleşmesi devam ettiği gibi bu aşamada kiralanana bir zarar verilip verilmediği de araştırılmamıştır. Davacı-karşı davalının yaptırdığı delil tespiti ise tahliyeden sonra 24.9.2001 tarihli olup, bu tespit sonucu bilirkişi tarafından belirlenen hasar bedeli ile davalı-karşı davacının yaptırdığı delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporu arasında değer açısından fahiş fark bulunmaktadır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmamıştır. Her iki tespit bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin nedeni üzerinde durulmalı, gerektiğinde raporları düzenleyen bilirkişilerin beyanları alınmalı ve gerekiyorsa dosya üzerinden konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak hangi bilirkişi raporuna itibar edileceğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3- Davacı-karşı davalı, kiralayan bu davada, kiralanandaki hasarın 45 günde giderilebileceğini belirterek bu süreye tekabül eden kira bedelini de istemiştir. Mahkemece davacı-karşı davalının bu kalem isteği üzerinde durulmamıştır. Her ne kadar kira sözleşmesinin 7/7. maddesinde kiracının 3 ay öncesinden kiralayana yazılı haber vermek şartıyla işyerini her zaman tahliye edebileceği, kiralayanın bu sebeple kira bedelinin iptal edilen aylarına isabet eden kısmını veya tazminat isteyemeyeceği hükme bağlanmış ise de, bu hüküm kiralananın hasarsız olarak tahliye edilmesi halini düzenlemekte olup, kiralananda hasar bulunduğu taraflarca da kabul edildiği için davalı-karşı davacı, kiracı kiralananın onarılması için geçecek süreye tekabül eden kira bedelinden sorumludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek yukarıdaki (2) numaralı bentte belirtilen şekilde inceleme yapılırken kiralanandaki hasarın giderilmesi için geçecek sürede belirlenmeli ve bu süreye tekabül eden kira bedeline hükmedilmelidir. Mahkemece değinilen bu yönü de göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan hükmün (2) ve (3) numaralı bentler gereğince davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine, 13.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy