(818 S. K. m. 189, 190, 191, 192, 193, 217)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Hazine'den 18.4.2000 tarihinde ihale ile 63 nolu parseldeki 4280 m2 tarlayı satın alıp, bedelini ödediğini, ancak tarlanın 1230 m2'lik bölümüne DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kanal yapılarak işgal edildiğini öğrendiğini, bu şekilde davalının ayıplı mal satarak haksız zenginleştiğini bildirerek, 1230 m2'lik tarlanın ihale tarihindeki değeri 720.000.000 TL. ile değer kaybından doğan 1.000.000.000 TL. nın ihale tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ifraz masraflarını karşılaması halinde bu kısmın bedelinin ödeneceğini bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, halen 4280 m2'lik tarlanın tapuda malikinin davacı olduğu, 1230 M2'lik kısma yönelik kullanamadığından dolayı bir zarar talebinin de bulunmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı Hazineye ait 4280 m2'lik 63 nolu parselin 18.4.2000 tarihinde yapılan ihale ile 2.100.000.000 TL.na davacıya satıldığı, 5.5.2000 tarihinde de davacı adına tescil edildiği, taşınmazın 1230 m2'lik bölümüne 5.4.1983 - 15.4.1983 tarihleri arasında DSİ Genel Müdürlüğü tarafından el atılarak kanal geçirildiği anlaşılmaktadır. İhale ve satış evraklarında DSİ tarafından kanal yapılarak işgal edildiğine ilişkin bir kayıt da yoktur. Borçlar Kanunu'nun 189. maddesinde satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satımın akdi zararında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden alıcıya karşı mesul ve zamin olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki maddelerde de (BK. 189-193 mad.) bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 217. maddesi hükmüne göre bu hükümler taşınmaz mallara da kıyasen uygulanacağından, mahkemece yasanın bu bölümlerine göre, uyuşmazlık değerlendirilip, araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy