(818 S. K. m. 125)
S.S. Güney Yıldız Arsa Yapı Koop. vekili avukat Habip Akhan ile Rıza Çınar mirasçıları 1- Nermin Çınar 2- Hale Kazdanoğlu 3- Gaye Kazdanoğlu vekili avukat Cemal Cahit Hordacı aralarındaki dava hakkında Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.3.2001 gün ve 1104-302 s. hükmün Dairenin 1.4.2003 gün ve 14529-3841 s. ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içerisinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Davacı, 1079 parsel s. taşınmazı 4.6.1987 günlü noterde düzenlenen sözleşme ile davalıdan satın aldığını, davalı aleyhine açtığı tescil davasının reddedildiğini, taşınmaz karşılığında 20.000.000 TL. peşin, 83.800.000 TL. senet ve 149.800.000 TL.da makbuz karşılığında ödeme yaptığını, taşınmazın rayiç bedelini istediğini belirterek fazlası saklı kalmak üzere 2.063.880.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, zaman aşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalı aleyhine açtığı 1994/171 s. tescil davasının kesin hükmün sebebiyle reddedilip kararın 13.9.1994 gününde kesinleştiği davacının tescil istemeyeceğini bildiği, davacının bu halde haksız zenginleşmeye dayalı olarak verdiğini geri istemesi gerektiği davacının kendi edimini yerine getirmemekle akdin ifasını imkansız hale getirdiği için zaman aşımı süresinin davanın reddi gününden başlayacağı zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı temyizi üzerine dairemizce hükmün onamasına karar verilmiş bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 4.6.1987 günlü düzenleme biçiminde satış vaadi sözleşmesi ile davalının 1079 parsel s. taşınmazın davacıya satışını vaad ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı hususunda toplanmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığı hususunda duraksama bulunmamalıdır. Davacı sözleşme hukuki ilişkisine dayanarak talepte bulunmuştur. Bu itibarla davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığına dair mahkeme kabulünde isabet bulunmamaktadır. BK.nun 125. maddesi gereğince aksine yasada hüküm bulunmayan hallerde her türlü sözleşmeden kaynaklanan davalar 10 senelik zamanaşımına tabidir. Dosya arasında bulunan 1989/110 s. mahkeme ilamında davacı kooperatifin açtığı tescil davasının reddedildiği ve bu kararın 16.12.1991 gününde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı bu tarihten itibaren tescil talebinde bulunamayacağını bilmekle zamanaşımının da 16.12.1991 gününden itibaren başlaması gerekir. Eldeki dava ise zaman aşımı süresi dolmadan 14.11.1997 gününde açılmıştır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın esasının tetkiki ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde zaman aşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Mahkeme kararının bu sebeple bozulması gerekirken, sehven onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmış olmakla, davacının karar düzeltme itirazının kabulü ile dairemiz onama ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacının karar düzeltme itirazının kabulüne, dairemizin 1.4.2003 gün, 2002/14529 esas, 2003/3841 karar s. onama ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan sebeplerle davacı yararına BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcının istem halinde iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy