(2004 S. K. m. 72, 170/A) (6762 S. K. m. 688)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalının dava dışı şahıstan kiraladığı lokantayı kendilerine alt kiraya verildiğini, sözleşme sırasında kendilerinden 15.000 USD bedelli bir teminat bonosu aldığını, bononun keşide ve vade tarihi kısmının boş bırakıldığını, kiralananı tahliye etmelerinden sonra davalının bonodaki boşlukları doldurarak icra takibine koyduğunu ileri sürerek borçsuzluğun tespitine, bononun iptaline ve %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, lokantayı davacılara kendisinin değil, kendisinin de ortağı bulunduğu dava dışı Ormet Ltd. Şti. nin kiraya verdiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacılara kiralanan bu lokantaya ek inşaat yapmaları için 15.000USD. para verdiğini, karşılığında davaya konu bonoyu aldığını, davacıların inşaat yapmadan kiralanandan ayrıldıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının da ortağı bulunduğu dava dışı Ormet Ltd. Şt.nin davacılara bir lokanta kiraladığı, bu kiralamanın teminatı olarak ta davacı kiracıların davalıya davaya konu senedi verdikleri kabul edilmek ve kira alacaklısı olan davalının davacılara borç para vermesinin hayatın olağan akışına ters alacağı gerekçe gösterilmek suretiyle davacıların bir kısım kira borçları bu senetten mahsup edilerek anılan bonodan dolayı davacıların davalıya 13.859 USD borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, iptalini istedikleri bononun kendilerine kiraya verilen lokantanın teminatı olarak düzenlendiğini ve senedin karşılıksız kaldığını ileri sürmüşler davalı ise davacılara kiralananda ek inşaat yapmaları için 15.000 USD para verdiğini, verdiği bu paraya karşılık anılan senedi aldığını, teminat amacıyla verilen bononun davaya konu senet olmayıp 20.400 DM. meblağlı ve 5.6.1999 tarihli başka bir bono olduğunu savunarak davayı inkar etmiştir. Davaya konu senette paranın nakden ödendiği yazılıdır. Davalı bu senedin davacı tarafa kiralanana inşaat yapmaları için nakit verilen paranın karşılığı olarak alındığını savunduğuna göre davacılar verilen senedin teminat senedi olduğunu yasal delillerle ispat etmek zorundadırlar. Toplanan delillerden bu iddialarını ispat edemedikleri anlaşılmaktadır. Ne var ki dava dilekçelerinde her türlü hukuki delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunduklarından kendilerine yemin hakları hatırlatılmalı, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy