(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Bekirpaşa Belediyesinin 1300 konutluk projesine 1997 yılında katılarak satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede öngörülen satış bedelini ödediği halde, taşınmaz bitirilip teslim edilmediği gibi, ek maliyet artışı nedeniyle 2.371.000.000 TL ek ödeme talep edildiğini, ödemediğinden gecikme cezası ile birlikte istenen 4.372.360.000 TL miktar üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, konut kredisi nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını, sözleşmede kredi talebi ile ilgili yükümlülüklerin gösterildiğini, maliyet artışı nedeniyle ek ödeme talebinin kaçınılmaz olduğunu, ayrıca bu hususta uyarlama davası açıldığını, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında Bekirpaşa Belediyesi Akçakoca konut satış sözleşmesinin yapıldığı ve davacının sözleşmede öngörülen bedeli ödediği tartışmasızdır. Davacı Toplu Konut İdaresinden gelen kredi akışının davalının kusuru ile geciktiğini ve bu nedenle artan maliyet farkının kendisinden istendiğini davalının böyle bir talebe hakkı olmadığını belirterek ek ödemelerden dolayı borçlu olmadığının tesbitini, davalı ise kusuru olmadığını savunarak maliyet artış bedelini davacının karşılaması gerektiğini bildirip davanın reddini istemişlerdir. Satış sözleşmesinin 5. maddesinde konut teslimi ve mülkiyetin alıcıya geçmesinden söz edilmekte ise de, teslimin hangi tarihte yapılacağına ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Yani teslimle ilgili kararlaştırılmış bir süre yoktur. Bu durumda davalı maliyetin artışından ancak kusuru oranında sorumludur. Mahkemece bu konuya ilişkin taraf delilleri toplanıp, maliyet artışı olup olmadığı, bu artışa davalının sebebiyet verip vermediği, yani kusurlu olup olmadığına ilişkin konusunda uzman bilirkişilerden oluşan taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olarak alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy