(818 S. K. m. 66) (6762 S. K. m. 20/2)
Dava: Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün müdahil davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Faik Tanlık gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Valilikçe yasal dayanağı olmadığı halde motor sınır ticareti uygunluk belgesi için alınan toplam 362.300 USD. karşılığı 92.310.000.000.-TL.nın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, paranın TL. üzerinden bağış olarak verildiğini zamanaşımının da dolduğunu savunmuştur.
Hazine ödemenin kendilerince yapılmasının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı yanında müdahil olarak davaya katılmıştır.
Mahkemece davacının geri alma hakkını yeni öğrenmiş olduğuna dayanarak davanın kısmen kabulüne 77.536.387.000.-TL.nın tahsiline karar verilmiş hüküm müdahil hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 1998 yılında yatırmış olduğu sınır ticareti uygunluk belgesi bedellerinin yasal dayanağı olmadığını yeni öğrendiğini ileri sürerek 6.11.2001 tarihi itibarı ile eldeki davayı açmıştır. Davalı borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davacı ve tanık beyanları gözetilerek borcun zamanaşımına uğramadığına ve aksinin de davalı tarafça ispatlanamadığına dayanılarak işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Taşıyıcılık işi ile iştigal eden ve sınır ticareti yapabilmek amacı ile uygunluk belgesi talep eden davacı tacirdir. Talep edilen paranın hangi amaç ile istenildiğini bilebilecek durumda olup, talep edilen meblağı ödese dahi böyle bir sınır ticaretinden beklediği menfaati dikkate alarak istenilen meblağı rızası ile ödemiştir. Tacir olan davacı, basiretli bir tacir gibi davranarak dava konusu parayı öderken ihtirazi kayıtla ödeme imkanı varken bu yola dahi gitmeden ödeme yapmıştır. Bu haliyle davacı borçlu olmadığı şeyi ihtiyari ile veren kimse durumunda olup, dava edilen parayı zorunlu kılınarak veya kendisini borçlu zannederek verdiğini iddia ettiğine göre, davanın hukuki dayanağı sebepsiz zenginleşmedir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı böyle bir dava ise, B.K.nun 66. maddesi uyarınca bir senelik zamanaşımına tabidir. Dava edilen para 1998 tarihinde davacı tarafından ödendiğine göre, bir yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması zorunludur. Böyle bir para ödenerek elde edilen uygunluk belgesi ile uzun süre sınır ticareti yapıldıktan sonra 6.11.2001 tarihli dilekçe ile paranın talep edilmesi ve hukuki dayanaklarının sorulması zamanaşımı süresini etkileyen hukuki olgu veya vakıa sayılamaz. Bu durumda mahkemece, B.K.nun 66. maddesinde belirtilen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak, davanın bu noktadan reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy