(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, tapunun 67-68 numarasında kayıtlı taşınmazı 5.5.1986 tarihli satış senedi ile satın alıp kullandığını, ancak miras şirketi mümessili tarafından açılan dava sonunda müdahalenin menine karar verildiğini, satış bedeli olarak davalıya 110.000 Avusturya Şilini ödediğini ileri sürerek, bu miktarın karşılığı olan 14.000 Euro'nun 5.5.1986 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, satış bedeli olarak 110.000 Avusturya Şilini almadığını, senette satış bedelinin 8.000.000 TL olarak yazıldığını ve bu parayı aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, geçersiz satış nedeniyle ödenen 8.000.000 TL. nin meni müdahale davasının tarihi itibariyle ulaştığı değerin 3.138.220.644 TL olarak kabulü ile bu miktarın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-) Dosyada yer alan meni müdahale davası dosyasında, davacı Emine Akgün tarafından tereke mümessili olarak davacı Temel Solmaz aleyhine müdahalenin meni davası açıldığı ve mahkemece satış bedeli olan 8.000.000 TL üzerinden hapis hakkı tanınmak suretiyle davalı Temel Solmaz'ın müdahalesinin menine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin bu meni müdahale kararı ve hapis hakkı bedeline yönelik miktar davanın taraflarını bağlar. Satışa konu taşınmazın değeri o tarihte meni müdahaleye ilişkin ilamla belirlenip hüküm kurulduğuna göre, verilen karar eldeki dava yönünden HUMK. nun 237. maddesi gereğince kesin hüküm teşkil eder. İlamın infazından sonra, davacının denkleştirici adalet kurallarına dayanarak herhangi bir talepte bulunması söz konusu olamaz. Kesin hüküm bir davanın incelenmesine hukuken engel teşkil eder ve mahkemelerce resen gözetilir. Bu yönün göz önünde tutularak davanın reddi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-) Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy