(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Yaşar Doğan Yılmaz gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı kooperatiften noterde düzenlenen 14.5.1998 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile iki daire satın aldığını, satış bedelini ödeyip, kendisine düşen edimini yerine getirdiği halde, davalının sözleşmede kararlaştırılan dairelerin tapuda adına ferağını vermediği gibi, ödediği satış bedelini de vermediğini ileri sürerek satışa konu taşınmazların adına kayıt ve tesciline, mümkün olmadığı takdirde dairelerin rayiç satış bedeli olan 19.604.970.000 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının, davalı kooperatiften hukuki durumunu bilerek bodrum katta iki daire satın aldığı imar durumu müsait olduğunda ya da imar affı çıktığında, taşınmazların tapu kaydını üzerine alacağını beyan ettiği, bu şekli ile sözleşmenin düzenlendiği sırada edimin ifasının olanaksız olduğunu bildiği uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, bu gerekçe ile davacının talebi reddedilmiş ise de, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince davacının davalıya satış bedeli olarak ödediği 1.650.000.000 TL. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümüyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcının istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy