(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı abonenin Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2000, Ocak, Şubat, Nisan 2001 aylarına ait telefon fatura borçlarını ödemediğini, fatura bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle davalının sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, asıl alacağa iptal tarihine kadar gecikme bedeli, iptal tarihinden sonra da reeskont faizi uygulayarak tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 981.172.500 TL asıl alacak ile 948.908.010 TL. de icra takip tarihine kadar işlemiş reeskont faizi olmak üzere toplam 1.930.080.510 TL üzerinden faize vaki itirazın iptali ile bu tutar üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet ise; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade ederken tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu fatura bedellerine konu telefonun, davalı abonenin mesken telefonu olması nedeniyle ticari veya mesleki olmayan bir amaçla kullanıldığı için davalının tüketici olduğu kuşkusuz olduğundan taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında sözleşme ilişkisinin varlığından söz etmek gerekir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davalı tarafça temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine, 11.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy