(2918 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 61)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Yurdagül Gündoğan gelmiş, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı galericiden haricen satın aldığı aracın kayıt malikinin borcu nedeniyle muvazaalı olarak elinden alındığını ileri sürerek satış bedeliyle sözleşme gereği cezai şart toplamı 7.275.000.000 TL.nın 11.4.2001 tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, aralarında takas yapıldığını para ödenmediğini, devir borcunun henüz muaccel olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, harici satışın geçersiz olduğuna ancak anlaşmazlık çıkınca araçların iade edilmiş olduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı adına trafikte kayıtlı 80
503 plakalı aracı 3.kişiden haricen satın aldığı, üzerindeki rehnin kaldırılması için davalıya müracaat edildiğinde tarafların anlaşarak, davacı zilyetliğinde olan 80-
-503 plaka sayılı aracın davalıya, dava dışı 3.kişi adına kayıtlı 01-
-949 plakalı aracın davalı tarafça davacıya verilip takas işlemi yapıldığı ancak tarafların takasa konu araçlar için ayrı ayrı satış sözleşmeleri yaptığı, davalının davacıya devrettiği ve 3.kişi adına kayıtlı 01-TS-949 plakalı araçla ilgili kayıt malikinin borcu için icra takibi yapılarak araç üzerine haciz konarak davacı elinden alındığı Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2001/3626 sayılı dosyasıyla dava dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi araç satışına ilişkin sözleşmeler 2518 sayılı yasanın 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Taraflar aldıklarını karşılıklı olarak ve aynı anda sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre iadeyle yükümlüdür. Mahkemece taraflar arasında anlaşmazlık çıkması üzerine satışa konu araçların birbirlerine iade edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı tarafça davacıya satışı yapılan 01-TS-949 plaka sayılı araç kayıt malikinin borcu nedeniyle icraca haczedilmiştir. Davacı, rızasıyla davalıya iade etmemiştir. Yapılan bu açıklamalar gözetildiğinde davalı, kayıt maliki olmakla birlikte harici satışa konu ettiği 80-KD-503 plakalı aracı bedelsiz olarak tekrar zilyed etmekte ve satış bedeli kadar sebebsiz zenginleşmektedir.
Bu durumda, satış bedelinin tahsiline hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy