(4721 S. K. m. 2, 4) (6762 S. K. m. 18, 20)
Dava: Muhittin Ulutaş vekili avukat S. G. ile Türkiye İş Bankası vekili avukat E. T. U. aralarındaki dava hakkında Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.5.2002 tarih ve 815-675 sayılı hükmün Dairenin 3.4.2003 tarih ve 15400-3928 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacılar, davalıya ait taşınmazda 1.7.1999 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, aylık kira bedelinin 6500 dolar olup ekonomik kriz nedeniyle döviz kurunun aşırı yükseldiğini, edimler arasındaki dengenin bozulduğunu belirterek aylık kira bedelinin 1 dolar 1.000.000 TL. olarak ya da mahkemece belirlenecek bir miktara uyarlanmasını talep etmiştir.
Davalı, davacıların tacir olup basiretli davranmaları gerektiğini, uyarlama şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiş, dairemizce karar bozulmuş, bu kez davalı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinde dolar olarak belirlenen kira parasının günün ekonomik koşulları altında çekilmez hal alması ve böylece işlemin temelinden çökmesi olgusuna dayalı kira parasının uyarlanması isteğine ilişkindir. Sözleşme hukukuna egemen olan sözleşmeye bağlılık (ahde vefa-gacta sund servenda) ilkesi hukukumuzda da kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Karşılıklı borç doğuran akitlerde taraflardan biri için sonradan ağırlaşmış, kararlaştırılan edimler dengesi sonradan ortaya çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile, borçlu (denge aleyhine bozulan taraf) sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir.
Gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke, özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Sözleşme yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasında var olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede, büyük ölçüde bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (M.K. 2., 4. md) kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebus Sic Stantibus-Beklenemeyen hal şartı-sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.
Ülkemizde yıllardır süren enflasyon eşya fiyatlarındaki beklenilenin üzerindeki artışlar Türk Parasının yabancı paralara karşı sürekli değer kaybetmesi toplumun yaşamını ağırlaştırmakta ve huzursuzluk kaynağı olmaktadır. İşte bu açık olgu karşısında kiralayan mal sahiplerine enflasyonun rizikolarından korunmak amacıyla dövize endeksli kira sözleşmeleri düzenledikleri bir gerçektir. Somut olaya göre kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra Şubat ekonomik krizi meydana gelmiştir. Devalüasyon ve ekonomik krizlerin bir anda oluşmadığı belli ekonomik dar boğazlardan sonra meydana geldiği de bilinen bir gerçektir. Davacı TTK.nun 18/1 maddesi hükmüne göre tacir olup, aynı yasanın 20. maddesine göre ticarethaneye ait faaliyetlerinden dolayı basiretli işadamı gibi hareket etmesi gerekir. Yabancı para karşısında sürekli değer kaybeden Türk Parası yerine döviz ile sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması da kabul edilemez. Davalının bunu tahmin etmesi gerekir. Kaldı ki daima yardımcı çözüm yolu olan uyarlamanın koşullarından olan işlem temelinin çöktüğü olgusunu da davacı kanıtlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup hükmün onanması gerekirken sehven bozulduğu anlaşılmakla davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin bozma kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, dairemizin 3.4.2003 gün 2002/15400 esas, 2003/392 karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy