(818 S. K. m. 264)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, taraflar arasında düzenlenen 8.11.1999 tarihli sözleşme uyarınca davalı taşınmazına baz istasyonu montajı yaparak iki yıllık kira bedelinin peşin ödendiğini, ancak, davalının elektrik enerjisini keserek sistemin çalışmasını engellediğini ileri sürerek davalının sözleşmeden doğan edimlerini aynen yerine getirmesine, istasyonun çalışmadığı günler gelir kaybına ilişkin olarak 10.000.000.000 TL. ile yine bu döneme ilişkin 873.000.000 TL.nın faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının BK.nun 264. maddesine aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği ve tesisin elektriğini kesmek suretiyle müdahalede bulunduğu, bu durumda, hesap edilen gelir kaybından ve bu döneme ilişkin kira bedelinden sorumlu olduğu, ancak aynen ifanın bu davada uygulama olanağı bulunmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne 10.650.000.000 TL.nın faizi ile tahsiline ilişkin verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, kira sözleşmesine uygun olarak tesis edilen baz istasyonunun elektriğinin, kesildiğini ileri sürerek, sözleşmedeki edimlere aynen uyulmasına, bu nedenle uğranılan maddi zarara hükmedilmesini istemiş, davalı ise davaya cevap vermemiştir. Davalı davaya cevap vermemekle davanın reddini istediği kabul olunarak buna göre yargılamanın sürdürüleceği açıktır. MK.nun 6. maddesi hükmü gereğince de kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını bir başka anlatım ile iddiasını ispat ile yükümlüdür. Davacı, davalıya gönderdiği 8.5.2001 tarihli ihtarında; baz istasyonunun sistemini çalıştıran elektrik enerjisine haksız müdahalede bulunulmamasını istemiş davalı ise, 23.5.2001 tarihli ihtarında baz istasyonunun yaymış olduğu radyo ve elektrik dalgalarının sağlığa zararlı olduğu için sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini açıklamıştır. Davacı gerek dava dilekçesinde gerekse delil olarak bu olgulara dayandığına göre, davalının sözleşmeyi haksız feshettiğini ve böyle bir fesih nedeninin haklı olmadığını kanıtlamalıdır. Çünkü, davalı sözleşmeyi fesih nedenini açıklamış olup, yargılama sırasında cevap vermemiş olması sonuca etkili değildir. Oysa mahkemece bu yön üzerinde durulmamıştır.
Öte yandan mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, baz istasyonunun 5.5.2001 tarihinden beri çalıştırılamadığı kabul edilerek bu tarihten sonrası için kazanç kaybı hesaplandığına ve mahkemece de bu miktar hüküm altına alındığına göre, bu tarihten sonraya isabet eden ve peşin ödenen kira bedelinin geri istenmesi mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davalı taşınmazına tesis edilen baz istasyonunun çevre sağlığına zarar veren boyutlarda etki yapıp yapmadığı hususunda davacıdan ve gerektiğinde davalıdan delilleri sorularak elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Davacı tarafın temyiz itirazlarına gelince, davacı, sözleşmeyi ayakta tutmak suretiyle müspet zararını talep ettiği gibi, dava dilekçesinde açıkça davalının sözleşme gereğince edimlerinin aynen yerine getirmesine karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki sözleşme 5 yıl süreli olup, davacının böyle bir talepte bulunmasına hukuken engel bulunmamaktadır. Mahkemece, yukarıda ilk bentte açıklanan ilkeler çerçevesinde yapılacak inceleme sonucunda, davalının haksız yere sözleşmeye aykırı davrandığı sonucuna varıldığı taktirde bu talebinde değerlendirilmesi zorunludur. Mahkeme, belirli bir döneme ilişkin müspet zarara hükmedildiği halde bu yöndeki diğer isteğin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy