(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davalı vekili avukat E. Ö. geldi, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştır. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, yüklenici olan davalının aralarında düzenlenen 1.11.1995 tarihli ek sözleşmenin c/5 maddesinde öngörülen bağımsız bölümlerin elektrik ve su tesisatını yapmadığını ileri sürerek anılan taşınmazların elektrik ve su masraflarının tespiti ile tesbit edilecek masrafın davacıdan tahsilini istemiş, 14.6.2002 gününde verdiği ıslah dilekçesi ile de bu kalem isteklerin bedeli olan 4.035.210.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının daha önce aynı yerler için eksik ve ayıplı imalat bedeli yönünden dava açtığını, hükmün kısmen lehine sonuçlandığını savunarak kesin hüküm nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 237. maddesi gereğince bir hükmün kesin hüküm olabilmesi için davanın taraflarını dava konusunu ve hukuki sebebinin aynı olması gerekir. Yerel mahkemenin kesin hüküm kabul edilen İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/598 esas sayılı dava dosyasında davacı davalı ile aralarındaki 1.11.1995 tarihli sözleşmenin hükümlerine dayanarak diğer taleplerinin yanında iş bu davaya konu edilen elektrik ve su tesisat giderlerinin de ödetilmesini istemiştir. Ne varki anılan dava dosyasında hükme dayanak alınan 1.2.1998 günlü bilirkişi raporunda davacının eldeki davaya konu ettiği elektrik ve su tesisatı giderleri yönünde uzman olmadığı için görüş bildirmeyeceğini açıklamış, mahkemece de aynı bilirkişinin uzmanlık konusuna giren istek kalemleri hakkında hüküm kurulduğu halde işbu davaya konu olan istek kalemleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla aynı istek kalemleri hakkında İzmir 3. Asliye Hukuk Hakimliğince maddi anlamda uyuşmazlık sona erdirilmediğinden ilk karar bu dava için kesin hüküm teşkil etmez. Hal böyle olunca işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy