(2004 S. K. m. 67, 67/2)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Alaaddin K. gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının şirketinde ücretli olarak çalıştığını, şirket dağılırken yapılan 3.1.1996 günlü protokolle birikmiş hak ve alacakları olarak 23.243 doların ödenmesinin kararlaştırıldığı, alacağından bakiye 15.073 doların tahsili için yaptığı icra takibine davalının yönelttiği itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 15.073 dolar için bir doların takip talebindeki gibi 244.440TL. olmak üzere 3.684.444.120TL. üzerinden itirazın iptaline fazlaya ilişkin dava ve talep ile inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı icra takibini dolar üzerinden yapmış olup alacağının dolar olarak tahsilini talep etmiştir. Davalının icra takibine vaki itirazı üzerine açtığı bu dava ile 15.073 dolar alacağı için itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının 15.073 dolar alacağı olduğu kabul edilerek bu miktar üzerinden davalı itirazının iptaline karar verilmesine rağmen, davacının icra dosyasındaki ve dava dilekçesindeki talebinin BK.83/son maddesine uygun olarak, yabancı paranın aynen veya tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak tahsil talebinde bulunduğu nazara alınmadan icra takip tarihindeki dolar kuru üzerinden 3.684.444.120TL. üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının reddolunan bir talebi olmadığı halde davacı aleyhine ücreti vekalet ve yargılama giderine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- İİK.67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine baş vurmadan alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. Bunlardan başka alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın mutlaka bir belgeye bağlı bulunması da şart değildir. Açıklanan yasal kurallar içinde takip konusu asıl alacağın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan gerekçelerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 25.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy