(4721 S. K. m. 650)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıların murislerinin kayınbiraderi olduğunu, murisle aralarında yaptıkları şifahi sözleşmeye dayanarak murisin arsası üzerine bir ev yapıp murisin sağlığında eve taşındığını, murisin vefatından sonra davalıların tapuda devre yanaşmadığını ileri sürerek murise ödenen 400.000.000 TL. karşılığı ziynet eşyasının bedelinin arsa bedelinden mahsubuyla muhik tazminat karşılığı MK. 650 maddesi hükmünce muris adına olan tapu kaydının iptaliyle kendi adına tesciline olmazsa yaptığı binanın keşfen belirlenecek değerinin tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının tescile yönelik talebinin kabulüne karar verilmiş; Davalıların temyizi üzerine Yargıtay 14.Hukuk Dairesince tescile yönelik istemin kabul edilemeyeceği gerekçe gösterilerek hüküm bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra taşınmazın değeri olan 10.000.000.000 TL.nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalıların sebepsiz zenginleştikleri miktarın tazmini isteğine ilişkindir. Davalılar vekili 24.1.2003 günlü oturumda davacının davaya konu taşınmazda üç yıldır oturduğunu beyan etmiş davacı bu beyana karşı çıkmamıştır. Davalıların sebepsiz olarak zenginleştiklerinden söz edebilmek için öncelikle taşınmazın boşaltılıp davalı tarafa teslim edilmesi gerekir. Öyle ise mahkemece öncelikle dava tarihi itibariyle davaya konu taşınmazı davalının kullanıp kullanmadığı tespit edilmeli, kullanıyor ise davalıların sebepsiz zenginleştiklerinden söz edilemeyeceğinden davanın reddine, aksi halde davacı tarafından davalıların murislerine ait arsa üzerine yapılan evin ve arsa bedelinin konusunda uzman bilirkişi veya kurulu aracılığıyla dava tarihi itibariyle rayiç değerleri başka bir anlatımla evin yapılmış olması ve yapılmamış olması halinde ayrı ayrı olmak üzere taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri saptanmalı, bu yolla bulunacak iki değer arasında bir fark oluştuğunda birbirine oranlanmalı, dava tarihi itibariyle yapılan evin arsa bedeline yansıma miktarı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Giderlerin yapılmış olması haliyle yapılmamış olması halinde, belirlenen değerler arasında bir fark olmadığının anlaşılması halinde ise, yapılan giderlerin arsa bedeline etkisinin olmadığı, dolayısıyla davalının bu giderlerin yapılması nedeniyle sebepsiz zenginleşmelerinin bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmelidir.
Mahkemece, bu yolda bir inceleme ve araştırma yapılmadan yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.12.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)