(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının kaçak su kullandığı tespit edilerek tutanak tutulduğunu, Tarifeler Yönetmeliğine göre 92 ton su bedelinin tahakkuk ettirilerek hakkında icra takibine başlandığını, davalının haksız ve kötü niyetli takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptal edilmesine ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ve %40 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1) 4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa'nın amaç başlıklı 2. maddesinde "bu yasa birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiş, kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder biçiminde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinden yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ait bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının (satıcı) davalıya (alıcı) mal sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı kanunun 23. maddesi bu yasanın uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki yasa kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ait olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır.
2) Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davacı tarafça temyiz edilen kararın 1 nolu bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen sebeple sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 19.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy