(2004 S. K. m. 72, 170/A)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan Ford Focus aracı 30.4.2001 tarihinde satın aldığını, araç değerinin 13.550.000.000 TL olarak belirlenip üç taksitte bu bedeli ödediğini, ödeme planına uygun davranılmaması olasılığına karşılık 1.700.000.000 TL değerinde teminat senedi verdiğini, ödeme planına uygun ödemeleri yaptığını, davalının 10.275.000.000 TL bedelli fatura kestiğini, ayrıca senedi de icraya koyup 1.500.000.000 TL ödediğini, bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti ile davalıya fazladan ödediği bedelin ödeme tarihleri esas alınarak yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kararlaştırılan araç bedeli üzerinde ödeme yapmadığını, vade farkı sebebiyle senet verdiğini, senedin teminat senedi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 442.325.610 TL. nın 15.10.2001 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalıdan anahtar teslim şartı ile 13.550.000.000 TL. na araba satın aldığı ve arabanın davacıya teslim edildiği hususları ihtilafsızdır. Davacı, davalının fatura fiyatı 10.275.000.000 TL olan araç nedeniyle kendisinden fazla para alındığı iddiası ile ödediği bedel ile fatura fiyatı arasındaki fark ile yine davalıya teminat olmak üzere verdiği 1.700.000.000 TL. lık senetten dolayı kendisinden tahsil edilen paranın istirdadını istemiştir. Taraflar arasında araç satış bedelinin 13.550.000.000 TL olduğu ihtilafsız olduğuna göre davalı tarafından kesilen faturada daha düşük bedel gösterilmesi davacıya aradaki farkı isteme hakkı vermez. Bu nedenle davacının bu yöne ilişkin talebi haklı ve yerinde değildir. Davacı senedin teminat senedi olduğunu iddia etmiş ise de buna yönelik belge ve delil getirememiştir. Tanzim tarihi nazara alındığında davalının savunmasında belirttiği gibi vade farkı için verildiğinin kabulü gerekir. Davacı bu iddiasını da ispat edememiştir. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy