(1086 S. K. m. 288) (6762 S. K. m. 82)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı şirket, davalı Dernekten 20.11.2000 tarihli fatura ile alacaklı olduklarını öne sürerek, alacağın tahsili için başlatmış oldukları icra takibine yapılan itirazın iptalini, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satım sözleşmesinin bulunmadığını, davaya konu malların Derneğe bağışlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Derneğe teslim edildiği sabit olan faturaya konu malların bağışlandığının ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Az yukarıda da belirtildiği gibi davalı, faturaya konu malların kendilerine teslim edildiğini, ancak satış sözleşmesinin yapılmadığını, malların Derneğe bağışlandığını belirtmekle gerekçeli inkarda bulunmuştur. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davaya konu maların davalıya teslim edildiği sabit ise de, teslime neden olan hukuki işlemin niteliği konusunda uyuşmazlık vardır. Davacı satım sözleşmesinin yapıldığını iddia ederken, davalı ise bağış akdi bulunduğunu savunmaktadır. Bu durumda ispat yükü davacıya aittir. Davacı satım sözleşmesinin varlığını yasal delilerle kanıtlamak durumundadır. HUMK.nun 288. maddesi gereğince olayda değer itibariyle tanık dinlenemez. Öte yandan tek taraflı olarak düzenlenen ve ilamsız icra takibine dayanak gösterilen fatura de tek başına satım sözleşmesinin varlığını kanıtlayıcı nitelikte değildir. Davacının ticari defterlerindeki kayıtlar ise davalının tacir olmaması nedeniyle TTK. 82. maddesi gereğince davacı lehine delil olmaz.
O halde davacı ibraz etmiş olduğu delillerle satım sözleşmesinin varlığını ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde "her türlü delil" demek suretiyle "yemin" deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar gözardı edilerek ispat yükü ters çevrilmek suretiyle malların derneğe bağış olarak teslim edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy