(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, 18.12.1986 tarihli kira sözleşmesi ile kiracıları olan davalı Semra aleyhine açtıkları tahliye davasının kabul edilip kesinleştiğini, davalının dozerle üstündeki taşınmazları yıkmaya çalıştığını, ihtiyati tedbir kararı ile durdurduğunu yaptırılan tespitte 2.135.700.000 TL. hasar tespit edildiğini bunun faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı Semra taşınmazın 19.12.1986 tarihinde boş olarak 10 yıllığına kiraya verildiği, üzerindeki binaları sözleşme uyarınca kendisinin yaptığını, tahliye sonrası enkazı alma hakkının kendisine ait olduğunu, diğer kiralayanların da davaya dahil olması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiş birleşen dava ile de binaların enkazının kendisine ait olduğunu savunarak enkazın kendisine verilmesini ve Sadi ve Rakibe Ercan'ın müdahalesinin menini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, 2.135.700.000 TL.nın dava tarihinden faizi ile tahsiline enkazın davalı Semra'ya ait olduğuna, birleşen davanın da reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ve birleşen davada karşılık davacı Semra Behkam tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 18.2.1986 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralananın boş tarla/arsa olarak davalıya kiralandığı ve sözleşme gereği davalının kiralanana bina ve eklentiler yaptığının kararlaştırıldığında bir uyuşmazlık yoktur. Kiracı konumundaki davalı Semra sözleşmenin bu hükümlerine dayanarak üzerine uyuşmazlığa konu olan muhdesatları yapmış ve tahliye tarihine kadarda sözleşmede belirtilen şekilde kullanılmıştır. Davacı kiracının yapılan muhdesata zarar verdiğini ileri sürerek bunun ödetilmesini istemiştir. Kiracı Semra ise karşı davasında tarla/arsa olarak kiraladığı bu yere bina yapıp kendisinin kullandığını, aleyhine açılan tahliye davası sonucu kira sözleşmesinin sona erdiğini ve tahliye ettirildiğini, muhdesatları kendi yaptırdığı için enkazında kendisine ait olması gerektiğini ileri sürerek asıl davanın reddi ile karşı dava olarak enkazın kendisine bırakılmasına ve davacının müdahalesinin ve muarazasının önlenmesini istemiştir. Yargılama aşamasında davacı enkazın davalıya ait olduğunu alıp götürebileceğini ancak bu muhdesata davalının yapmış olduğu zararın ödetilmesini istemiştir. Kira sözleşmesinde davalı tarafından yaptırılan binaların kira sözleşmesi sonunda ne olacağına ilişkin bir açıklama bulunmadığına göre uyuşmazlığın BK. hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Davalı bu muhdesatı kira sözleşmesine konulan hükme dayanarak yaptığına göre yapmış olduğu muhdesat bedelini vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kiralayandan isteyebilir. Ne var ki kiracı burada yapmış olduğu zaruri ve faydalı giderleri istememekte, istemi binanın enkazına ilişkin bulunmaktadır. Davacı da binanın enkazının sökülüp götürülmesine muvafakat ettiğine göre artık bu binaya verilen zarardan dolayı herhangi bir hak talep edemez. Değinilen bu yönler gözetilerek davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalının açtığı davanın ana taşınmaza zarar vermemek ve masrafları kendine ait olmak üzere yapmış olduğu muhdesatın alınıp götürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı karşılık davacı Semra Behkam yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy