(4077 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankanın vermiş olduğu kredi kartı nedeniyle borcunu ödeyemediği için hakkında icra takibine girişildiğini, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı kanunun geçici 1. maddesi gereğince ödeme olanağından yararlanmak için davalı bankaya 8.4.2003 tarihinde başvurduğunu, borcu fahiş olarak hesap edilerek iki ayrı borç planı çıkarıldığını, ödemeleri olduğunu, bakiye borcunun yeniden hesaplanmasına, davalının hesaplanmış olduğu bakiye 3.240.000.000 TL borcun olmadığına, fazla ödemelerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hesaplamanın azalan bakiyeye göre yapıldığını, bakanlığın tebliği geçici 1. madde hükmüne, Borçlar Hukuku Genel hükümlerine ve yasaya aykırı olduğunu, bağlayıcı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 14.4.2003 tarihi itibariyle davacının borçlu olduğu miktarın 1.391.295.645 TL olduğunun tesbitine ve takip sebebiyle fazla ödemelerin iadesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı bankanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanması için açılmıştır. Davacının temerrüde düştüğü ihtilafsızdır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda borç miktarı davalı bankanın kat ihtarında 5.6.2001 tarihi itibariyle bildirdiği ana paranın %50'si, ana paraya ilave edilerek bulunan miktardan 14.4.2003 tarihi itibariyle ödenen miktar düşülerek kalan miktar 12'ye bölünerek taksitlendirme belirlenmiş ise de hesaplama yukarıda anılan yasaya ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'nün genelgesine uygun düşmemiştir. Oysa 17.6.2001 temerrüt tarihinden itibaren asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına başvuru tarihine kadar yıllık % 50 gecikme faizi uygulandıktan sonra Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, icra takibi nedeniyle vekalet ücreti, tahsil harcı ve icra takip masraflarıda ilave edilmek bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde B.K. 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihleri itibariyle borçtan mahsup edildikten sonra bulunan alacak tutarının 12 eşit takside bölünmesi gerekirken bu hususlar gözönüne alınmaksızın eksik olarak hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 24.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy