(4077 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirket tarafından düzenlenen kampanyaya iştirak ederek bir adet bilgisayar satın aldığını ve bedeli olan 2476 doları ödediğini, 6.3.2003 tarihli ihtarla sözleşmeden caydığını ve ödediği bedelin iadesini davalıya bildirmesine rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek 2476 doların faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, mahkemenin yetkisiz olduğunu, bilgisayarı davacıdan değil dava dışı şirketten satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tüketicinin bulunduğu yerde dava açabilmesi nedeniyle yetki itirazının tüketici mahkemesi yönünden yerinde olmadığı, dava konusu ürünün dava dışı şirket tarafından alındığı ve ticari amaçlı olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde görevli ve yetkili İzmir Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu ürünün davalı tarafından davacıya satıldığı hususu davacının iddiası ve özellikle davalı tarafça sunulan fatura örneğinden anlaşılmakta olup, davalının fatura üzerine davacının adını yazması satım ilişkisinin davacı ile davalı arasında olduğunu göstermektedir. Ürün bedelinin dava dışı şirket elemanı tarafından ödendiği kabul edilse dahi. Bu husus davanın tarafları arasındaki akdi ilişkiyi ortadan kaldıracak nitelikte değildir. Ürünün dava dışı şirkete kargo vasıtasıyla gönderilmesi de bu sonucu değiştirmez. Davalı, akdi ilişkinin dava dışı şirketle kurulduğuna dair savunmasını ispatlayıcı bir delil getirebilmiş değildir. Hal böyle olunca davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevli olup, 4077 sayılı yasının 23/3. maddesi uyarınca tüketici bulunduğu yerde de dava açabileceğine ve davacıda tüketici olduğuna göre davaya bakmaya Ankara Tüketici Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Davacı bu davayı Ankara Tüketici Mahkemesinde açmış olup, davalı yetki itirazında bulunurken yetkili mahkemenin Ümraniye Mahkemesi olduğunu bildirmiştir. Mahkemenin öncelikle görev sorununu çözümlemesi zorunludur. Şayet mahkeme görevsiz olduğu kanısına varırsa sadece görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye göndermesi, dosyanın gönderildiği görevli mahkeme de kendisini yetkisiz görürse yetkisizlik kararının verilmesi gerekir. Bir başka deyişle yetkisizlik kararı ancak görevli mahkemece verilebilir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek görevsizlik kararıyla birlikte dosyanın görevli ve yetkili olduğu iddia edilen İzmir Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Taraflarca temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy