(818 S. K. m. 299)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat İsmail Gömlekli ile davacı ve vekili avukat Zeki Soydan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların murisi Adnan Daysak ile arkadaş olduğunu, Adnan Daysak'ın çalışmakta olduğu işyeri sahibi Kamil Özgen'i memleketine gezmeye götürmek için maliki olduğu aracı ariyet olarak istemesi üzerine aracını teslim ettiğini, ancak araç ile kaza yapılması sonucu davalıların murisinin 15.4.1997'de vefat ettiğini, aracın hasarlandığını, davalıların araç bedelini ödemedikleri gibi, iş kazası olduğundan bahisle aleyhine dava açtığını belirterek, araç bedeli 10.000.000.000 TL.nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya ait aracın, dava dışı Kamil Özgen'in yönetiminde kaza yaptığını ve murislerinin vefat ettiğini, murisleri ile davacı arasında arkadaşlık ilişkisi olmadığını, aracın murislerine ariyet olarak verilmediğini, Kamil Özgen'in yanında çalışan murislerinin, davacıya ait araçla iş gezisine çıktığını, ancak Kamil Özgen'in sevk ve idaresinde iken meydana gelen kazada vefat etmesi nedeniyle iş mahkemesinde tazminat davası açtıklarını, ariyet sözleşmesinin yasal delillerle kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, ceza dosyası, iş mahkemesi dosyası, tanık anlatımları ve dosya kapsamı ile davacıya ait aracın davalıların murisi tarafından ödünç olarak alındığı, ancak kaza nedeniyle iade edilmediği anlaşıldığından 5.270.000.000 TL.nin 15.4.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık ariyet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. BK. 299. maddesi hükmüne göre; Ariyet veren bir şeyin bedava kullanılmasını ariyet olana bırakmak ariyet olanda o şeyi kullandıktan sonra geri vermekle yükümlüdür. Yasa ariyet sözleşmesinin geçerliliği için şekil şartı kabul etmemiştir. MK. 6. maddesi "kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığını olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür." Düzenlemesini getirmiştir. Bu bağlamda HUMK.nun 288. maddesi bir hakkın doğumu, düşürülmesi devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldığı zaman ki miktar ve değeri itibariyle 40.000.000 TL.yi geçmesi halinde senetle ispat olunmasını öngörmüştür.
Somut olayda davacı, ariyet olarak verdiği ancak iade edilmeyen araç bedeli 10.000.000.000 TL.nin tahsilini istemektedir. Davalı ise akti ilişkiyi inkar etmekte ve açıkça tanık dinletilmesine muvafaakatının olmadığını belirtmektedir. Bu durumda davacı ariyet sözleşmesinin varlığını kesin delillerle ( ikrar, kesin hüküm, senet, yemin ) kanıtlamalıdır. Davacının delilleri arasında olan Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 1997/125 esas, sayılı kesinleşen dava dosyasında davacı ile davalıların murisi arasında ariyet sözleşmesi olduğuna dair bir hüküm olmadığı gibi kaza anında aracı kullanan kişinin dava ihbar olunan Kamil Özgen olduğu sabit olmuştur. Bir örneği dosya içinde olan ancak kesinleşme şerhi verilmeyen Bakırköy İş Mahkemesinin 1999/1385 ve 1998/1905 sayılı ( Bakırköy 2.Asliye Hukuk 2002/62 ) dava dosyaları ile de ariyet sözleşmesinin varlığı kanıtlanmış değildir. Davada, uyuşmazlığın miktarı itibariyle tanık dinletilmesi mümkün olmamasına ve davalının açıkça karşı koymasına rağmen mahkemece tanık ifadelerine dayanılarak ariyet sözleşmesinin varlığının kabul edilerek karar verilmesi doğru değildir. Davacı taraf ibraz ettiği ve toplanan delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır.
Ne var ki davacı dava dilekçesi ve delil listesinde sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Yukarıdaki bentte açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenle temyiz olunan kararın davalı lehine BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 7.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy