(818 S. K. m. 414)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ait dükkanı boş olarak kiraladığını, değerini artırıcı pek çok imalat yaptığını, tahliye davası sonucu tahliye edildiğini, yaptığı masrafların tespit raporu ile belirlendiğini ileri sürerek, yapılan masraflar tutarı ile elektrik abone ücreti toplamı 4.960.620.000 TL. nın faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, projeye aykırı yaptığı imalatlar nedeni ile kendisinin zarara uğradığını, yapılan işlerin bir değerinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 3.422.750.000 TL. nın dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.4.1999 tarihli olup, demirbaş olarak cam ve kapıların teslim edildiği yazılıdır. Davacı mecura kendiliğinden yaptırdığı muhdesatların bedelini istediğine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık; B.K.nun 414. maddesinde açıklanan eksik vekaletsiz iş görmeden kaynaklanmaktadır. Davacının yaptırdığını ileri sürdüğü imalatlar kendi ticari faaliyetini sürdürmeye yöneliktir. Mahkemece, davacı tarafından yaptırılan imalatların dava tarihindeki değeri ile elektrik abone ücreti toplamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa davalı tarafından yaptırılan tespit ile alınan bilirkişi raporunda ise davacı tarafından yaptırılan asma katın projeye aykırı imalat olduğu belirlenmiştir. Buna göre, projeye aykırı imalatlar açısından işçilik ve maliyet hesabı yapılmaksızın asgari levazım değerine hükmedilmesi, yapılan diğer imalatlardan zaruri ve faydalı giderlerin de yapıldığı tarihteki değerlerine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu şekilde bir inceleme ve araştırma yapılmadan, tüm imalatların dava tarihindeki değerlerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ayrıca davacı kiraladığı taşınmazda elektrik abone işlemlerini kendisi yaptırdığına göre, tahliye halinde abone sözleşmesini feshedip yatırdığı güvence bedelini kendisi talep edebilir. Kaldı ki, kira sözleşmesinin matbu 13. maddesinde de kiracının masrafı kendisine ait olmak üzere elektrik, su v.s. alabileceği yazılıdır. Bu nedenle mahkemece elektrik abone ücreti talebinin reddi gerekirken tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Mahkemece, denetime uygun bilirkişiden yukarıda açıklanan şekilde ayrıntılı rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy