(4077 S. K. m. 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Bankanın Ataşehir Projesi çerçevesinde pazarladığı taşınmazlardan Ocak 2000 tarihinde bedelini ödeyerek satın aldığı daireyi 25.05.2000 tarihinde teslim aldığını, ancak dairede eksik ve ayıplı imalatlar olduğunu, eksik ve ayıplı işleri tamamlayarak, Ağustos ayında daireye taşınabildiğini zarara uğradığını ileri sürerek, 405.000.000 TL tamirat masrafı ile 6 aylık kira gelir kaybı 1.000.000.000 TL ile 500.000.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Mahkemece, 662.112.000 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amaç açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar. Hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmeti şahsına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı (alıcı), davalı (satıcı) olup, aralarında 4077 sayılı yasa kapsamında konut alım satımına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık Tüketicinin korunması hakkındaki kanun kapsamında kaldığına göre, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davalı tarafça temyiz olunan kararın 1 no'lu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2 no'lu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy