(2004 S. K. m. 72) (4822 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile aralarında kredi sözleşmesi bulunduğunu, borcunu ödeyemediğini, aleyhine icra takibi yapıldığını, bu sırada çıkan 4822 sayılı kanunun geçici maddesinin uygulanması için başvurduğunu, taksitlerin fahiş belirlendiğini ileri sürerek borcun belirlenmesi, fazla kısım üzerinden icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak için yasal sürede davalı bankaya müracaat etmiş, davalının belirlediği taksit miktarını fazla bularak eldeki davayı açmıştır. Davalı tarafından daha önce başlatılan icra takibi nedeniyle memur olan davalının maaşından yapılan aylık kesinti 137.757.000.-TL'nin mahkemece kabul edilen borcun 12 aya bölünmesi ile bulunan 152.457.188.-TL taksit tutarını karşılamadığı, yasada belirtilen ilk taksitin bir ay içinde yatırılması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Maaştan haciz kesintisi yasanın sınırlamasına göre yapılmakta olup, davacı aleyhine yorumlanamaz. Davacı kullanmış olduğu kredi borcunu ödememesi nedeniyle temerrüde düşmüş, hakkında icra takibi yapılmış, yasal sürede davalı bankaya başvurmuştur. Bu durumda yasadan yararlanması gerekir. Mahkemece davalının gönderdiği hesap kat ihtarındaki verilen sürede gözetilerek temerrüt tarihinin 10.12.2001 olarak kabul edilmesi, bu tarihteki asıl alacak+akdi faizden oluşan ana alacağa temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık % 50 faiz uygulanması, bu biçimde oluşan toplam alacağa icra masrafları, tahsil harcı, faizin vergisi, avukatlık ücreti vs eklenerek ödemeler düşüldükten sonra kalan borç 12 taksite bölünmelidir. Yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy