(1086 S. K. m. 1, 7) (3813 S. K. m. 14) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı kulüp, sözleşmeli futbolcusu olan davalı ile aralarında tek tip sözleşme imzalandığını, sözleşmenin federasyon tarafından onaylandığını, sözleşmede kararlaştırılan aylık 260.000.000 TL ile 10.000.000.000 TL ücretinin ödenmesine rağmen davalının 60.000.000.000 TL'lik çeke dayanarak kulüp aleyhine icra takibi başlattığını oysa davalı imzasını taşıyan tediye makbuzunda davalının tüm haklarını aldığı ve söz konusu çeki iade edeceğinin yazılı olduğunu ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takibinin iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesi istemiştir.
Davalı, öncelikle taraflar arasında düzenlenen tip sözleşme nedeniyle 3813 sayılı kanunun 14.maddesi gereğince, ihtilafın çözüm merciinin Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu olup itiraz halinde Tahkim Kurulunun nihai mercii olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğunu savunmuş; esasa yönelik olarak, davacı kulüp ile aslında 130.000.000.000 TL ücret ödenmesi şeklinde anlaştıklarını, hiçbir profesyonel futbolcunun sözleşmede yazıldığı gibi asgari ücrete çalışmayacağını, tediye makbuzuna davacı tarafça sonradan ekleme yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının profesyonel futbolcu olduğu, taraflar arasında imzalanan 28.8.2002 tarihli tip sözleşme nedeniyle ihtilafa futbol Federasyonu Yönetim Kurulunun bakması gerektiğinden bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kulüp ile profesyonel futbolcu olan davalının, aralarında 28.8.2002 tarihli tek tip sözleşme imzaladıkları, bu sözleşmede transfer ücreti olarak aylık 260.000.000 TL ile 4 taksitte ödenmek üzere 10.000.000.000 lira kararlaştırıldığı, sözleşmenin Futbol Federasyonunca 30.8.2002 tarihinde tasdik ve tescil edildiği anlaşılmakta olup, bu hususlar taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, tek tip sözleşmede belirtilen miktarın davalı futbolcuya ödenmiş ve ücret alacağının kalmamış olmasına rağmen davalı tarafından kulüp hakkında başlatılan icra takibinin haksız olduğundan bahisle menfi tespit davası açmıştır. Davalı ise savunmasında kulüp ile yapılan tek tip sözleşme dışında başka bir anlaşma daha olup icra takibine konu 60.000.000.000 TL'lik çekin bu anlaşmaya istinaden verildiğini bildirmiştir. Hal böyle olunca yanlar arasındaki uyuşmazlığın tek tip sözleşmeden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında, 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve görevleri Hakkında Kanun hükmüne göre düzenlemek zorunda oldukları tek tip sözleşme dışında, ayrı bir sözleşme yapılması halinde, yapılan bu sözleşme Futbol Federasyonuna karşı hüküm ifade etmez ise de, taraflar arasında geçerli ve bağlayıcıdır. Böyle bir sözleşmeden doğan ihtilaflara bakmaya Futbol Federasyonu Yönetim ve Tahkim Kurulu değil, Adli yargı mahkemeleri görevli olup mahkemece işin esasını incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy