(2004 S. K. m. 67) (213 S. K. m. 229)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya fatura düzenlenerek 31.12.2002 tarihinde kalorifer yakıtının teslim edildiğini, ancak bedeli 10.732.625.631 TL.nın ihtara rağmen ödenmediğini, yapılan takibe de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş, savunmada da bulunmamıştır.
Mahkemece, itirazın iptali ile takibin devamına, davalıya % 40 inkar tazminatı yüklenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının davalı Sağlık Bakanlığına bağlı Didim Devlet Hastanesine kalorifer yakıtı sattığı yönü taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, davalı 13.896 Kg. kalorifer yakıtı sattığını ancak bedeli olan paranın ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise satılan kalorifer yakıtının Isuzu marka küçük bir tankerle teslim edildiğini bunun davacının iddia ettiği kadar olmayıp, ancak 56000 Kg. civarında olduğunu, yakıtın ise teslim tarihi olan 31.12.2002 tarihinde 21 gün sonra 21 Ocak 2003 tarihinde tükendiğini, davacının ileri sürdüğü kadar yakıtın teslim edilmesi halinde bu kadar sürede bitmemesi gerektiğini savunmuş buna ilişkin 21.1.2002 tarihli tutanak ile 31.12.2002 tarihli tutanakları ibraz etmiştir. Davacı buna karşın 31.12.2002 tarihli açık fatura ve bu akaryakıtın aynı gün teslim edildiğine dair makbuz ibraz etmiş ve makbuzu teslim alan kişinin K.Dirik olduğu belgeden anlaşılmıştır. Hemen belirtmekte yarar var ki, davacının talep ettiği yakıtın ödenmesi için, davalı hastane yetkilileri durumun belirlenmesi üzerine soruşturma açılmış ve açılan soruşturmanın halen idare makamlarca yürütüldüğü dosyadaki belgelerden anlaşılmıştır. Dosyadaki belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda davacının davalı hastaneye, hastanede teslim ettiği dava konusu kalorifer yakıtı için 213 sayılı vergi usul kanununun 229/5 maddesine göre düzenlemek zorunda olduğu sevk irsaliyesini mahkemeye ibraz etmediğini, mahkemeye sunulan faturada ise irsaliye numarasının yerinin boş olduğu, dolayısıyla sevk irsaliyesinin düzenlenmemiş olması ihtimalinin varlığını açıklamıştır. Bilirkişinin bu açıklaması üzerinde durulup, müdebbir tacir gibi davranması gereken davacıdan bunun sebebi sorulup gerektiğinde sevk irsaliyesinin hangi sebeple düzenlenmediğini, dolayısıyla faturaya hangi sebeple işlenmediğinin araştırılması gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan davalı tarafından düzenlenen tutanakların tek yanlı düzenlenmiş olması sebebiyle, bunlara itibar edilmediği kabul edilerek dava sonuçlandırılmıştır. Oysa davacının düzenlediği faturada sevk irsaliyesi yazılmadığı için, bu kadar miktar akaryakıtın teslim edildiğinin ispatı davacıya aittir. 31.12.2002 tarihli ve 1851 numaralı veresiye emtiya akaryakıt fişinde imzası bulunan kişinin kim olduğu, akaryakıtı teslim almaya yetkili bulunup bulunmadığı araştırılmadan da dava kabul edilmiştir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davalı tarafından düzenlenen 31.12.2002 tarihli tutanakta plakası yazılı Isuzu marka aracın kim adına trafikte kayıtlı olduğu ve kim tarafından kullanıldığı kapasitesinin ne miktar bulunduğunun araştırılması, olayla ilgili idari veya adli makamlarca yapılmış bir soruşturmanın varlığı üzerinde durulup bu konuda ilgili makamlara yazı yazılması, veresiye emtiya fişinde imzası bulunan kişinin hastanenin yakıtı kabul etmeye yetkili kişisinin olmadığının anlaşılması halinde, bu miktar akaryakıtın teslim edildiğinin davacı şirketçe yasal delillerle kanıtlanması gerektiği yönü üzerinde durulup, bu yönün ispatlanmaması halinde az yukarıda plakası açıklanan tankerle kapasitesine göre verilen ve 21 günlük kalorifer yakıtı üzerinde yaptırılacak hesaplama sonucu bulunacak miktar üzerinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, değinilen bu yön gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 13.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy