(2004 S. K. m. 67) (4822 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84, 101)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davacı Bankanın davalı borçlu lehine kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden kredi kartı hesabı açıp kullandırdığını, borcun ödenmemesi nedeniyle kredi kartı hesabı kapatılarak borcun ödenmesi için 27.8.2001 tarihli ihtarname tebliğ edildiğini, ödeme yapılmadığından icra takibine başlanıldığı, davalının icra takibine itiraz ederek takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mahkemenin yetkisiz olduğunu, borcun 1.560.000.000.-TL'sını kabul ettiğini, bakiye fahiş faiz oranına ve faize itiraz ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre bu kanunun yayımı tarihinde temerrüde düşmüş olan borçlunun bu yasa uyarınca 30 gün içerisinde alacaklı bankaya müracaat etmesi gerektiği, alacaklı bankanın belirlediği ödeme planına göre ilk taksidin yatırılması halinde takibin duracağının belirlendiği, davalı belirlenen ilk taksidi yatırmadığı, bu şekilde kararlaştırılan protokole uymadığı ve taahhüdünü yerine getirmediği, o nedenle 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi uyarınca ilk taksidi ödememekle takibin kaldığı yerden aynı koşullarda devam edeceği ve artık yasanın kendisine tanıdığı haktan davalı borçlunun yararlanamayacağı sübut bulduğundan, davanın kabulüne, icra dosyasına vaki itirazın itiraz edilmeyen 1.560.000.000.-TL düşüldükten sonra bakiye 2.853.818.153.-TL'ya yönelik olarak iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak olan 2.403.993.848.-TL'ya takip tarihinden % 375 temerrüt faizi temerrüt faizine % 5 BSMV yürütülmesine, davalı borçlunun takipten sonra yaptığı ödemelerin B.K.nun 84. maddesi uyarınca öncelikle faizden düşülmek suretiyle takibin devamına kabul edilen alacak miktarının % 40'ı olan 1.141.527.261.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının davacı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle bankanın yaptığı icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Dava, devam ederken yürürlüğe giren 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin uygulanması için davalının davacı bankaya süresinde 14.4.2003 tarihinde başvurduğu anlaşılmaktadır.
4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi Bu kanununu yayınından önce borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçları, temerrüt tarihindeki ana paraya yıllık yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle oniki eşit taksitte ödenir. Kredi kartı borçları nedeniyle gerçekleştirilen her türlü takip, yukarıda yer alan hükme göre ilk taksitin ödenmesiyle durur ve son taksitin ödenmesiyle birlikte tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu madde hükümleri, tüketicinin kredi verene, kanunun yayımı tarihinden itibaren otuz gün içinde yazılı müracaat etmesi halinde uygulanır. Hükmünü içerir. Bu geçici maddeden faydalanabilmek için her şeyden önce borcun, kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi, bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanması gerekir. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu yasanın yayımlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde kredi kartı veren kuruluşa başvurusunun bulunması gerekir.
4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi kredi kartı borçlarını yüksek faizler nedeniyle ödeyemeyen kredi kartı borçlularını bu zor durumlarından kurtarmak için borçların tasfiyesi ve ödenmesi amacı ile çıkartılmıştır. Çıkartılış amacına göre bir atıfet yasasıdır. Yasanın asıl amacı kredi kartı borçlusu olan tüketicinin ödeyemediği borçlarının tasfiyesidir. Yasada protokole uymayan ya da ilk taksiti yatırmayanın bu yasadan yararlanamayacağına dair bir düzenleme yoktur. Davalı borçlu, süresinde yasadan yararlanmak için bankaya başvurduğu gibi, mahkemeye verdiği, 2.5.2003 tarihli dilekçe ile de 4822 sayılı Yasaya göre borcun hesaplanmasını istemiştir.
Yasanın uygulamasında öncelikle temerrüt tarihinin belirlenmesi önemlidir. Kural olarak Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre, kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihi sözleşmede belirtilen günün hitamı ile gerçekleşir. Banka tarafından gönderilen son hesap özetinde ödeme günü belirtilmekte ise de, bu ödeme gününde borcun tamamı değil belli bir kısmının ödenmesi gerektiği bildirildiğinden, borcun tamamının ödenmesi gerektiği bildirilmediğinden, kredi kartı borçları, Borçlar Kanunu'nun 101/2. maddesinde öngörülen, miktarı önceden belli olan kesin vadeli borç niteliğinde değildir. Bu nedenle kredi kartı borçlarında temerrüt tarihi bakımından, anılan maddenin uygulanması mümkün değildir. Kredi kartının bu özelliği nedeniyle, borçlunun temerrüdü, banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesap kat edildikten sonra, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise, bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Banka tarafından kredi borçlusuna ihtarname gönderilmemiş ise, kredi borçlusunun gönderilen son hesap ekstresinde belirtilen tarihte istenen asgari miktarı ödememesi nedeniyle, bu tarih itibariyle ödenmeyen kredi kartı borcu icra takibi aşamasına geldiğinden, bankaca hesabın kat edildiği tarih, şayet hesap kat edilmemiş ise, gönderilen son hesap ekstresindeki belirtilen ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü gerekir. Bu şekilde belirlenecek temerrüt tarihindeki, asıl alacak Ú akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra, Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, varsa icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin Banka Sigorta Muamele Vergisini borca ilave etmek, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki ana paradan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Somut olayımızda, davalı borçlunun 4822 sayılı Yasanın yayımlanmasından önce, davacı bankanın gönderdiği 27.8.2001 tarihli ihtarname 3.9.2001 tarihinde davalıya tebliği edildiği, ihtarda verilen 1 günlük (24 saatlik) sürenin dolması ile davalının 5.9.2001 tarihinde temerrüde düştüğü, ancak ödemede bulunmadığı ve hakkında 9.11.2001 tarihinde icra takibi yapıldığı, davalının borcun 1.560.000.000.-TL dan fazla olan bölümüne itiraz ettiği, bilahare 4822 sayılı Yasadan faydalanmak için 14.4.2003 tarihinde davacı bankaya süresinde başvurduğu dosyadan anlaşıldığı gibi taraflar arasında da çekişmesizdir. O halde mahkemece yapılacak iş, davalının 5.9.2001 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek temerrüt tarihindeki asıl alacak akdi faizden oluşan ana alacağı, temerrüt tarihinden bankaya başvurduğu 14.4.2003 tarihinde kadar yıllık % 50 faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden rapor alınarak sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir. Yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy