(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 344)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit ve senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı Abdurrahman Üstün ile Ramazan Saylan'ın davalıdan hayvan satın alıp 10.800.000.000 TL. bedelli senet verdiklerini, 7.800.000.000 TL ödeme yapıp kalan 3.000.000.000 TL için kendisi tarafından teminat senedi verileceğinin bu senet arkasına yazıldığını ve bu amaçla, vade tarihi boş, 3.000.000.000 TL bedelli senedi teminat niteliğinde davalıya verdiğini, davalının borçlu Abdurrahman Üstün'den senet aldığında teminat senedini iade edeceği halde, iade etmeyerek, her iki senedi de takibe koyduğunu, davalı ile başkaca ticari ilişkisinin bulunmadığını, ileri sürerek, takipten dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile senedin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının kendi nam ve hesabına satın aldığı hayvan bedeline karşılık olarak, dava konusu senedi verdiğini, teminat senedi olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin belgeye dayandığı, bu durumda yemine başvurulamayacağı açıklanarak, yemin teklifinin ve davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından icra takibine konu edilen senedin hatır senedi olarak davalıya verildiğini ileri sürmüş, delil olarak da, 15.06.2002 vade tarihli, borçlusu dava dışı Abdurrahman Üstün, alacaklısı davalı Baki Şahan olan 10.800.000.000 TL. bedelli senedin arkasında dava dışı Suat Sünbül imzalı kalan 3.000.000.000 TL için Abdulselam Seylan adına senet verildi' ibarelerinin yazılı olduğu belgeye dayanmıştır. Davalının imzasını ve kabulünü taşımayan belge davalı aleyhine delil olarak ileri sürülemez. Bu durumda davacı, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Davacı, iddiasını ispat için davalıya yemin teklif ettiğini mahkemeye bildirmiş, davalı da davacının yemin teklifine karşı, yemin teklifini kabul etmediğini, senede dayalı alacak için ancak yazılı delil ileri sürülebileceğini açıklamıştır. HUMK. nun 344. ve devamı maddelerinde düzenlenen taraf yemini, kesin delillerden olup, ispat yükü kendisine düşen tarafça yargılamanın her aşamasında teklif edilebilir. Mahkemece davacıya takibe konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin davalıya teklif ettiği yemin kabul edilerek, davalıya açıkça yemini kabul ya da reddedildiği hususunda beyanı alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme sonucu, davacının yemin teklifinin reddedilerek, davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy