(4721 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, 4.10.2000 tarihinde davalılardan haricen 60.000.000.000.-TL bedel ödeyerek satın aldıkları, taşınmazların tapu devrinin verilmediğini öne sürerek, şimdilik 5.000.000.000.-TL maddi tazminat ile tapu masrafı olarak ödedikleri 800.000.000.-TL'nin ve duydukları üzüntü nedeniyle de 10.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, satıştan vazgeçilmesi üzerine davacıların ödedikleri 60.000.000.000.-TL'yi davacılara ödediklerini ileri sürerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 5.874.999.999.-TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminatın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazların tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (TMK 7, B.K.nun 213, Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri o nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Geçersiz sözleşmelerde taraflar verdiklerini aynı anda geri alabilirler. Ne var ki, davacı akit öncesi sorumluluğa dayanarak zarara uğradıklarını ileri sürerek buna ilişkin taleplerinin kabul edilmesini istemişlerdir. Akit öncesi sorumluluktan kaynaklanan tazminat talepleri ancak geçerli sözleşmeler için söz konusu olabilir. Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. Davacıların bu istek kalemleri hakkındaki taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy