(1086 S. K. m. 409) (4721 S. K. m. 407)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Davacı, Eczane sahibi olduğunu davalı ile yaptığı sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin aynen ifasını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile 800.000.000.TL maddi tazminat, 800.000.000.TL yoksun kalınan kar ve 500.000.000.TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının 25.9.2003 tarihli celseye gelmediği, mazeret bildirmediği, kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve üç ay geçmesine rağmen dosyasını yenilemediğinden HUMK. nun 409. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından açılan davada davacı vekili vekillikten çekilmiş duruşma günüde davacı tarafa cezaevinde iken hemen tebliğ edilmiştir. Davacı duruşmada hazır bulunmadığından dosya işlemden kaldırılmış, sonrada davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Muğla cezaevi müdürlüğünün 11.6.2004 tarihli yazısında davacının 9 yıl 12 ay ağır hapis cezasından hükümlü olduğu bildirilmiş olduğuna göre, TMK. nun 407. maddesine göre davacının vesayet altında olması gerekeceğinden kendisine doğrudan yapılan tebligat hukuken geçerli değildir. Ancak davacı o sıra tutuklu olduğunu savunduğuna göre mahkemece araştırma yapılarak davacının hükümlümü, tutuklumu olduğu belirlenip, hükümlü olması durumunda vesayet altına alınmış ise tebligatı vasisine yaptırılması, vesayet altına alınmamış ise vesayet altına alınması yönündeki hukuki prosedürün sağlanmasından sonra usulüne uygun vasiye tebligat yapılarak davaya devam edilmesi gerekirken, dava şartı olan dava ehliyeti resen gözetilerek usuli eksikliğin giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy