(4822 S. K. m. 1) (4077 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat S. Sönel geldi, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartlarının kullanılmasından doğan borçlarını ödeyemediğini, hakkında icra takibi yapıldığını, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için bankaya başvurduğunu, fazla borç çıkarıldığını bildirip 4822 sayılı yasa gereğince borcunun tespitini istemiştir.
Davalı, davacıya 4822 sayılı yasaya uygun ödeme planı çıkartıldığını, ödeme yapmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının borcunun 12.368.964.000 TL olduğuna karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacının bankadan aldığı 2 adet kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi üzerine, 4077 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanması için açılmıştır. Davacıya ait ... nolu kredi kartı için 3.10.2002, ... nolu kredi kartı için ise 8.10.2002 tarihinde son harcamalarını da kapsayan ödeme emri gönderilmiş ve ödenmemesi üzerine de 26.11.2002 tarihinde hesabı kat edilerek 26.11.2002 tarihi itibariyle 2 kredi kartının toplam borcu olan 12.204.829.706 TL. nin 24 saat içinde ödenmesi için ihtarname keşide edilmiş, ihtarname davacıya 29.11.2002 tarihinde tebliğ edilerek davacı 1.12.2002 tarihinde temerrüde düşürülmüştür. Davacı 11.4.2003 tarihli ihtar ile 4822 sayılı yasadan yararlanmak için davalı bankaya süresinde müracaat etmiştir. Hal böyle olunca mahkemece borçlunun temerrüdünün oluştuğu tarihten davacının başvuru tarihine kadar geçecek süreye 4822 sayılı kanunun 1. maddesi gereğince %50 faiz uygulanması ve başvuru tarihindeki ödenmesi gereken miktarın belirlenmesinden sonra, bu dönemde yapılan ödemeler var ise bu ödemelerin düşülmesi ve davalı tarafından yapılan icra takip, harç ve giderleriyle buna ilişkin vekalet ücreti, BSMV ilave edildikten sonra bulunacak miktarın 12'ye bölünerek aylık ödeme tutarlarının belirlenmesi suretiyle davacının borcunun hesaplanması gerekirken, son hesap ekstresindeki son ödeme tarihi temerrüt tarihi kabul eden ve bu tarihteki borcu nazara alarak hesaplama yapan yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kabul ve ret edilen miktarı göz önüne alınarak davalı yararına ret edilen miktar üzerinden vekalet ücretine karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 09.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy