(1086 S. K. m. 416, 423) (4822 S. K. geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki borcun saptanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı kullanımından doğan borcunu ödeyemediğinden hakkında icra takibi yapıldığını, 4822 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak için bankaya başvurduğunu, ancak yüksek borç çıkarıldığını bildirip, borcunun hesaplanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının borcunun 2.099.943.971.- Lira, aylık taksitlerin 174.995.331.- Lira olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 4822 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi kredi borçlusu hakkında icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi, avukatlık ücreti vekaletini ortadan kaldırmadığından, geçici 1. madde gereğince temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına yıllık % 50 gecikme faizi, BSM vergisi, uygulamak ve takipte istenen miktarı geçmemek üzere, takip tarihindeki alacak üzerinden Harçlar Kanunu'nun 1. sayılı tarifesi ve 23. maddesi gereği tahsil harcı ile avukatlık ücretine faizin BSM vergisinin de borca ilavesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklanan bu hususlar nazara alınmamıştır.
Mahkemece bilirkişiden yukarıda açıklanan hususlarda ek rapor alınıp, bulunacak miktarın davalı bankaca çıkarılan borç miktarına ulaşması ve geçmesi halinde davacının dava açmakta hukuki yararı olup olmadığı hususları da düşünülerek, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Davacı, davalı bankaya başvurusu üzerine çıkarılan hesapta bildirilen 2.388.000.000.- Lira toplam borcu olmadığının tespiti talebiyle bu davayı açmıştır. Mahkemece davacının toplam 2.099.943.971.- Lira borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bankanın çıkardığı hesaptaki miktar ile mahkemece hükmedilen miktar arasındaki fark kısım davacı lehine hükmedilen, mahkemece hükmedilen kısım da davalı lehine hükmedilen kısımdır. Öyle olunca taraflar arasında tarafların haklı çıktıkları miktar üzerinden mahkeme masrafların paylaştırılması ve vekille temsil edilen taraf lehine ücreti vekalete hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan, tüm yargılama masraflarının davalıya yüklenmesi ve davalı lehine ücreti vekalete hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy