(818 S. K. m. 457)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, banka havalesi ile davalıya toplam 5.100.000.000 TL.nı borç olarak gönderdiğini, ancak davalının bu parayı geri ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, borcu olmadığını, hatta yaptığı hizmetler ve elden verdiği para karşılığında alacağı olduğunu, davacının evinin tadilat ve dekorasyonunu yaptığını, davacının bunlar karşılığında para gönderdiğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının banka havalesi ile davalıya 5.100.000.000 TL. para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacı bu parayı borç olarak gönderdiğini ileri sürmesine rağmen davalıda paranın davacının evinin tadilat ve dekorasyonunu yapması ve elden verdiği para karşılığında gönderildiğini, paranın borç olarak gönderilmediğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı parayı aldığını, ancak bu paranın davacıya verdiği hizmet ile elden verildiği para karşılığı olduğunu savunmak suretiyle gerekçeli inkarda bulunmuştur. Öte yandan banka dekontlarında paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklamanın bulunmadığı da tarafların kabulündedir. Davacı yargılama aşamasında paranın hangi sebeple gönderildiğine dair yazılı bir delili bulunmadığını bildirmiştir.
Açıklanan bu yönler birlikte değerlendirildiğinde davacının parayı davalıya borç olarak gönderdiğine dair iddiasını ispat ettiğinin kabulü olanaksızdır. Ne var ki davacı yemin deliline de dayanmış olup, davacıya bu yönde davalıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy