(1086 S. K. m. 189)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı tarafından keşide edilen 750.000.000 TL. bedelli çekin ödenmediğini, davalının ceza mahkemesinde borcu kabul ettiğini ileri sürerek 750.000.000 TL.nın faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, çek vasfını kaybettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının ceza mahkemesinde çeki keşide ederek davacıya verdiğine dair beyanda bulunmadığı, çekin ciro yoluyla davacının eline geçtiği, temel borç ilişkisini ispatla yükümlü olan davacının çek dışında delil ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
15.5.1998 keşide tarihli çekin davalı tarafından keşide edildiği ve davacıya ciro yoluyla geçtiği, davacının kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla yaptığı icra takibinin icra tetkik mercii tarafından zamanaşımı nedeniyle iptal edildiği ihtilafsızdır. Davacı bu davada temel borç ilişkisinden dolayı alacaklı olduğu 750.000.000 TL. çek bedelinin tahsilini istemektedir. Çek zamanaşımına uğramış olmakla yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunmaktadır. Davacı, duruşmada dava dilekçesindeki delillerinin toplanmasını istemiş, davacının dava dilekçesinde tanık deliline de dayandığı görülmüştür. Mahkemece davacıya, tanık listesini vermesi için süre verilerek, davacı tarafından tanık bildirilmesi halinde bu tanıkların dinlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy