(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat F. İ. ile davalı ve vekili avukat M. M.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı banka, davalının kredi kartı borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takip konusu olan ... 8248 nolu kredi kartının kendisine ait olmayıp, sahte olduğunu, kendisine verilen ve kullanmakta olduğu ...0447 nolu kart nedeniyle de borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini, %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, takip konusu kartın davalıya verildiğine ilişkin belgenin ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, kayıtlarını incelemeden dava açan davacı bankanın iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle de %40 inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İİK. nun 67. maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Mahkemece, kayıtlarını incelemeden dava açan bankanın kötüniyetli olduğu kabul edilerek davalı lehine inkar tazminatına hükmedilmişse de, takip başlatmadan önce kayıtları ile ilgili yeterli ve gerekli inceleme yapmamış olmasının, alacaklı bankanın kötüniyetli olduğunu kabul etmek için yeterli olmadığından, kötüniyetin varlığı diğer delillerle de ispat edilemediğinden, davalının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacaklının inkar tazminatına mahkum edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: Birinci bent gereği davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın Hüküm başlıklı bölümünün (2) no'lu bendinde bulunan (İcra takibindeki asıl alacak üzerinden %40 oranında hesaplanan 11.208.424.232 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine) sözlerinin karardan çıkarılarak yerine (Davalının inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy