(6762 S. K. m. 743)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların düzenledikleri 10.06.1999 tarihli adi senedi ciro yoluyla devraldığını, davalılar aleyhine yaptığı takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalılar vekili, senedin arkasındaki ödemeye ilişkin yazıların pul ile kapatılarak ödemelerin gizlendiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunun davalıların savunmasını doğrulamadığı, davalıların savunmalarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, itiraz edilen 2.200.000.000 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalılar aleyhine 14.02.2000 tarihinde başlattığı adi takipte 10.06.1999 vade tarihli adi senedi dayanak gösterip 3.200.000.000 TL asıl alacak ve bakiyesi de işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.830.000.000 TL.nin tahsilini istediği, davalıların itiraz dilekçelerinde 1.000.000.000 TL borcu kabul edip bu miktarın üstündeki miktara itiraz ettikleri anlaşılmaktadır. Davacının dayandığı 10.06.1999 vadeli senette tanzim tarihi bulunmadığı için senedin kambiyo senedi vasfında bulunmadığı açıktır. Kambiyo senedi vasfında bulunmayan senedin ciro yoluyla devride mümkün değildir. Davacı bu senedi ciro yoluyla elde ettiği içinde davaya konu senedin yetkili hamili olarak kabul edilmesi olanaksızdır. Bu itibarla davacının, davaya konu senede dayanarak davalılardan istemde bulunmasına hukuken olanak yoktur. Ne var ki davalılar icra takibine itiraz ederken 1.000.000.000 TL.nı kabul edip, bakiyesine itiraz ettikleri için davacı ancak 1.000.000.000 TL isteyebilir. 1.000.000.000 TL da dava konusu olmayıp bu miktara ilişkin alacak kesinleştiği için davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 31.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy