(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 41, 198) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Müşerref Aktaş gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı şirket, davalıya damlama sulama sistemi sattığını, 11.10.1999 tarihli faturanın tebliği ile 7 iş günü içerisinde bedelinin ödenmesinin istendiğini, davalının ihtara verdiği cevapta boruların patlak olduğunun ilk kullanımda ortaya çıktığını bildirerek ayıp ihbarında bulunduğunu, oysaki ayıp ihbarının gecikmeksizin derhal yapılması gerektiğini, sistemin davalının tarlasına 1999 Haziran ayında kurulduğunu, bu nedenle ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, alacağın tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, malların teslim tarihinin 1999 yılı Haziran ayı olmayıp 11.10.1999 tarihli olduğunu, 18.10.1999 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile de ayıp ihbarında bulunduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı borçlunun Karacabey İcra Müdürlüğü'nün 2000/803 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının asıl alacak miktarı yönünden 3.570.639.775 TL, faiz yönünden 1.651.420.896 TL.ye yönelik kısmının iptaline, takibin devamına, hüküm altına alınan asıl alacak yönünden davalı borçlunun %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacı alacaklının reddedilen asıl alacak miktarı olan 329.652.675 TL üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı şirketin satıp teslim ettiği mal bedelinin ödenmemesi nedeni ile girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı savunmasında, satın aldığı malın ayıplı olduğunu, bu nedenle mal bedelini ödemediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki ihtilaf satıma konu malın ayıplı olup olmadığı ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Davacı her ne kadar malın çok daha önce Haziran ayında teslim edildiğini iddia etmiş ise de davalı bu malların Ekim ayında teslim edildiğini ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu bildirmiştir. Dosya içeriğinde mevcut bulunan davacı tarafından davalıya noter kanalı ile gönderilen 9.11.1999 tarihli cevabi ihtarnamede, açıkça şirket tarafından malların 11.10.1999 tarihinde irsaliye ile teslim edildiğini bildirmiştir. Davacının ihtarındaki bu beyanı kendisini bağlar. Kaldı ki faturaya ekli irsaliyede 11.10.1999 tarihlidir. Satıcı, alıcıya karşı satılan ayıbından doğan noksanları gidermekle yükümlüdür. Ne var ki alıcı da satılanı teslim aldıktan sonra gelenek ve göreneğe göre imkan hasıl olur olmaz, gözden geçirmek ve satıcının garantisi altında olan bir ayıp varsa bunu derhal ihbarla yükümlüdür. Eğer alıcı bunu savsarsa satılanı kabul etmiş sayılır. Olağan (adi) bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak ayıplar ise sonradan çıkarsa, yine hemen bildirilmelidir. Yoksa satılanı bu ayıplarla kabul etmiş sayılır. Hal böyle olunca, davalı tarafından davacıya noter kanalı ile gönderilen ayıp ihbarını içeren 19.10.1999 tarihli ihtarname ile yaptığı ayıp ihbarı B.K. 198. maddesinde de öngörüldüğü şekliyle süresinde yapıldığının kabulü gerekir. Öyle ise mahkemece yapılacak iş, davalı tarafından süresinde ayıp ihbarı yapıldığına göre, dava konusu malın ayıplı olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 14.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy