(818 S. K. m. 289) (178 S. KHK. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile Manavgat Çolaklı Eğitim ve Karantina tesislerinin işletilmesine ilişkin 19.8.2002 tarihli protokol düzenlendiğini, işletmenin devir edildiğini ve sözleşmeye uygun olarak iyileştirmeler yapıldığını, tesisleri turizme kazandırmak için dava dışı Gimpa A.Ş. ile de ayrıca sözleşme yapıldığını, ancak davalının 16.12.2002 tarihli yazı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, fesih işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, muarazanın önlenmesine, sözleşmenin aynı şartlarda devam ettiğinin tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, idari yargının görevli olduğunu, eğitim, dinlenme ve karantina amacıyla tahsis edilen tesisin tahsis amacı dışında kullanılamayacağını, kiralama işleminin ihale kanununa aykırı müsteşar ve bakan oluru alınmadan yapıldığını, kaldı ki alt kiraya verilmesinin de mümkün olmamasına rağmen alt kiraya verildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; görev benimsendikten sonra sözleşmenin kurulmasında bir takım şekil şartlarına uyulmadığı söylenebilir ise de aradan geçen süreye nazaran davalı tarafından benimsendiği, davacının sözleşmeye aykırı davrandığı kabul edilse bile hasılat kirası niteliğindeki sözleşmenin B.K.nun 289. maddesine uygun feshi gerekirken buna uyulmadığı, taşınmaz karantina amacına tahsisli ise de böyle bir durumun varlığının ileri sürülüp kanıtlanamadığı, sözleşmenin haksız feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu Manavgat Çolaklı'da bulunan taşınmaz ve tesislerin Milli Emlak Genel Müdürlüğünce karantina ve eğitim amaçlı olarak Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına tahsis edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, karantina ve eğitim amaçlı olarak Sağlık Bakanlığına tahsis edilen tesislerin davalı tarafından davacı vakfa işletmesinin devredilip devredilemeyeceği hususunda toplanmaktadır. 178 sayılı Maliye Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesi hükmü gereğince hazinenin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin idarelere tahsisi, tahsis amacının değiştirilmesi veya kaldırılması münhasıran Milli Emlak Genel Müdürlüğüne bırakılmıştır. Karantina gibi kamu düzeniyle ilgili toplum sağlığını ilgilendiren amaç ile kullanılması gereken tesislerin bir amaç dışında sırf ticari gayelerin öne çıktığı bir sözleşme ile 20 yıl gibi uzun süreli işletmenin davalı genel müdürlük tarafından devri mümkün değildir. Öte yandan genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin kira, gayri ayni hak tesisi gibi işleri nasıl yapacağı 2886 sayılı yasanın birinci maddesinde belirtilmiş olup, somut olayda anılan yasa hükümlerine uygun işlem yapılmadığı da açıktır.
Her ne kadar mahkemece, aradan uzunca bir süre geçtiği için sözleşmenin kurulmasındaki şekil noksanlığına ilişkin itirazlar yerinde görülmemiş ise de sözleşme düzenlendikten sonra geçen süreye nazaran sözleşmenin çok uzunca bir süre uygulandığı ve benimsendiğinden de söz etmek mümkün değildir.
Taraflar arasındaki sözleşme özel hukuk hükümlerine göre düzenlenmiş olduğundan davalının göreve ilişkin itirazları yerinde değil ise de yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy