(4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya 10.000.000.000.TL borç para verdiğini, davalının borcunun 8.500.000.000.TL'lik kısmını banka havalesiyle ödemesine rağmen bakiyesini ödemediğini ileri sürerek 1.500.000.000.TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacıda 8.300.000.000.TL borç para aldığını, karşılığında 10.000.000.000.TL meblağlı teminat senedi verdiğini, borcunun 8.600.000.000.TL'lik kısmını banka havalesiyle kalan 1.400.000.000.TL'lik kısmını da koltuk takımı vermek suretiyle ödediğini, borcunun kalmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan koltuk takımını aldığını kabul etmiş olmasına rağmen bedelini ödediğini ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden davacının davalıya 10.000.000.000.TL borç para verdiği bu paranın 8.600.000.000.TL'lik kısmının banka havalesiyle ödendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bakiye 1.400.000.000.TL'nin ödenip ödenmediğinden kaynaklanmaktadır. Davalı savunmasında bu borcuna karşılık davacıya koltuk takımı verdiğini ve borcunun kalmadığını, davacı ise anılan koltuk takımlarını borç para vermesinden daha önceki bir tarihte satın aldığını beyan etmektedir. Şu durumda koltuk takımlarının davacıya satılıp teslim edildiğinde de uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu konudaki ihtilafta koltukların davacıya borca karşılık verilip verilmediğinden doğmaktadır. Bu gibi durumlarda satılan mal alıcıya teslim edilmiş ise bedelinin peşinen ödendiğinin kabulü gerekir.
Kaldı ki; davalı tacir olup, basiretli ve müdebbir davranmak zorundadır. Hal böyle olunca davalı, davacıya olan borcuna karşılık koltuk takımlarını verdiğini yasal delillerle ispat etmek durumundadır. Toplanan delillerden davalının savunmasını ispat edemediği 12.05.2003 günlü oturumda da yemin hakkını kullanmadığı anlaşıldığından davacının davasının 1.400.000.000.TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu husus gözardı ederek ve ispat yükünü ters çevirmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy