(1086 S. K. m. 388) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki borcun tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının 3. Şahsa verdiği kredi kartına kefil olduğunu, borçlunun borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takibi yapıldığını, kredi sözleşmesindeki limit miktarı üzerindeki borçtan sorumlu olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine %40 Tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- HUMK. nun 388 ve devamı maddeleri uyarınca mahkeme kararında her iki tarafa yüklenen borçlar, tanınan haklar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Mahkeme karar gerekçesinde davacının sözleşmedeki limit miktarı ve bunun ferilerinden sorumlu olduğu yönündeki raporu benimsenmiş ancak hüküm fıkrasında davanın tümden reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında bu şekilde çelişki yaratılacak menfi tespit davasının niteliğine aykırı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 03.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy