(818 S. K. m. 66) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Türkiye'de tatil yaparken tanıştığı davalılarla ortak kuyumcu dükkanı açmak için anlaştıklarını, bu amaçla 1996 yılında iki banka havalesi ile 30.000 Mark para gönderdiğini, dükkanın açılmaması ve oyalanması nedeniyle en son 21.11.1999 günlü mektupla parasını istediğini, tahsili için açtığı takibe yöneltilen itirazın iptalini ve %40 inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalılar, adi ortaklık ilişkisini reddederek vaktiyle satılan mücevher bedeli olarak paranın gönderildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın Borçlar Kanununun 66. maddesinde öngörülen 1 yıllık zararaşımı süresi geçirilerek açılması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalılarla birlikte ortak kuyumcu dükkanı açmak için anlaştıkları, bu amaçla Almanya'dan banka havalesi ile 06.08.1996 tarihinde 10.000 Mark, 01.10.1996 tarihinde 20.000 Markı davalı Şinasi'nin hesabına gönderdiği, bu paraların davalılar tarafından alındığı, ancak kuyumcu dükkanının açılmadığı dosyaya ibraz edilen banka havaleleri, davalılar tarafından yazılan ve itiraza uğramayan 30.06.1996, 15.09.1996 ve 24.02.1997 tarihli mektupların içeriğinden ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalılar her ne kadar ortaklık ilişkisini reddederek mücevher sattıklarını ve paranın banka havalesi ile gönderildiğini savunmuş iseler de, en son davacıya yazdıkları 24.02.1997 tarihli mektup içeriğinden, ortaklık için aradıkları dükkanın başkasına kiralandığını, kendilerinin satıcılık yaparak sermayelerini artıracaklarını, davacının da kalan ortaklık payını göndererek başka bir alanda değerlendirmeyi düşündüklerini bildirerek yeniden para istemişlerdir. Davacı 1998 Nisan ayında ve en son 21.11.1999 günkü mektupları ile ortaklık için gönderdiği paranın iadesini talep etmiş icra takibine ise 16.10.2001 tarihinde başlatmıştır. Buna göre taraflar arasındaki Nisan 1998'e kadar devam eden akdi ilişkinin adi ortaklığa dayandığı, ancak dükkan açılıp faaliyete geçilemediğine göre takip ve dava tarihi itibariyle olayda adi ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu ve 5 yıllık zamanaşımı tabi bulunduğu, zaman aşımının henüz dolmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece olayın sebepsiz iktisap hükümlerine göre değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy